Merhabaa:)
 
Bildiğiniz üzere “özel eğitim” bizim işimiz.. Zor öğrenen çocuklarla çalışan bir ekibin parçasıyım ben.. Görevimse özel çocuklarla çalışan eğitmenler ve tabi bu çocukların ailelerinin süreçteki verimliliğini arttırmak 🙂
 
Peki.. Ya biz kendimiz verimli ebeveyler miyiz?
Elimizden geldiğince..
Bizim çocuklarımız bu konuda biraz şanslı aslında.. Başka çocuklar için “alet çantamızı” o kadar çok dolduruyoruz ki.. Onlar da pek çok verimli bilgiden nasibini alıyor tabi:)
Ara ara da “alet çantamızdakileri” sizlerle paylaşmadan edemiyorum..
 
Bu hafta 3 yaşındaki kızım Alya için bir “davranış şekillendirme” programına başladık.. 
 
Kızım Alya verilen sınırlarla yetinen bir çocuk değil..

Hep bir alternatif yol peşinde.. Kontrolü ele geçirmek için her yolu deniyor çoğu çocuk gibi 🙂

Bu durumla çoğu zaman her aile gibi övünsek de, bazı sınırları ona öğretmek ebeveyn olarak en önemli görevimiz!
 
Çünkü gerçek hayatın kuralları Alya hanımın isteklerine göre şekillenmiyor maalesef:)
Peki o zaman kolları sıvayalım..
Dökelim bakalım  “alet çantamızda neler var?”
 
Biz bilindik “ceza” yöntemlerine hiiiç sıcak bakmayan bir çiftiz..
Bağırmak, kızmak, dövmek, tehdit etmekten daha iyisini yapabiliriz diye düşünenlerdeniz..
 
Nasıl mı? İşte böyle..
 
Eşimle Alya’nın hayatımızı zorlaştıran 5 “problem davranış” ını seçtik. Ve bu davranışlarla ilgili 5 kural oluşturduk.
 
1.kardeşimi ağlatmıyorum
2.uyku saatinde yatıyorum
3.yemeğimi kendim bitiriyorum
4.kahvaltımı kendim bitiriyorum
5.ağlayarak değil konuşarak istiyorum
 
Bu kuralların hepsine uyduğunda Alya annesinden gün sonunda kocaman parlak bir yıldız kazanıyor:)
Direk bir oyuncak kazanmıyor.. Yada şeker çikolata değil.. Bunların hepsi farklı seviyelerdeki “pekiştireç”lerdir. Vee çok dikkatli seçilmelidir. Bir uzmana danışmadan belirlenmemesinde fayda var.. Çocuğumuzun davranışını şekillendiriyim derken iyice sapıtmasını istemeyiz:)))
 
Bu 5 “problem davranış”ta aslında asıl hedefim 1.ve 5. davranışları şekillendirmek. Yani kızımın “kardeşini ağlatma davranışını” ve “ağlamadan bişey isteme” davranışını şekillendirmek istiyorum.  Diğerlerini daha önce çalıştık ve oturdu. 
Ancak hanımefendi bunun bi tür “eğitim” olduğunu çakmasın, ve zevk alsın diye yeni oturmuş bu 3 davranışı da ekledik kurallara. Onlarda ustalaştığı için kurallar kolay göründü ve hemen benimsedi:) 
 
Çocuklar somut olanı anlar. Bir kağıda bu kuralları anlayabileceği semboller çizdim. Ve kurallarımızın adını unutmamak için yanına kuralımızı yazdım. 
İşte bizim kurallar panomuz:) Basit ve pratik.. Herkes yapabilir..
 
Çocuğunuzu iyi tanırsanız panonuz müthiş verimli olabilir..
 
Benim kızım parlak şeylere bayılıyor bu yüzden bizim pekiştirecimiz “parlak yıldız”  ve hafif simetri takıntısı var.. Yıldızın uçları birbirine yakın eşitlikte olmazsa bu onu rahatsız ediyor. Bunu bilmek çok işime yaradı.. 
 
Alet çantamdan “sosyal öykü” tekniğini çıkardım.. Hazırladığım panonun yanında öykümü anlatmaya başladım..
 
“Bi gün bi kız varmış.. Annesi kurallara uyunca ona kooocaman parlak bir yıldız veriyomuş.. Ama kurallardan birine uymayınca yıldızıın kolu biraz kısalabilirmiiş.. “
 
Alya’dan hemen istediğim tepki geliyor “Hiiih yıldız bozulur o zamaaan”
İşte bu kadar..Bu tepki geldiğine göre, artık panom kızım için anlamlı demektir 🙂 Bu pano üzerinden davranışlarını şekillendirebilirim.. 
 
Tabiki hiç bi zaman yıldızın orası burası kısalmayacak.. Buna izin vermeyeceğim.. Bir orta yol bulup yıldızın öyle kalmasını sağlayacağım hep.. Ama o bunu bilmiyor 🙂
 
Örneğin, hedef davranış “yemeğimi kendim bitirdim” se. Tabağına çabucak bitirebileceği kadar koyuyorum. Böylece başarıyı tadıyor:) yada artık en son lokmalarda zorlanıyorsa anlaşma öneriyorum.. İki tane ben yiyim iki tane sen.. Yine bitirmiş oluyor..:) Maksat yemeği bitirmenin başarısını yaşatmak.. 
 
Neyse sonuçta, 
Muhteşem parlak yıldızımızı panomuza astık vee hiç bişey olmamış gibi yaşantımıza devam ettik.. Akşam herşey yolunda giderse bu yıldız onun olacak..
Çocuğun gözüne bin kere panoyu, yıldızı sokmaya gerek yok. Bıktırmıyorum. Pano onun için şuan çok önemli.. Yıldız ise tek amacı 🙂
 
Onun için bu kadar önemli olan bişey için asla tehditler savurmuyorum.. “Bak haberin olsun yıldızın kolu gider”, “uslu dur alırım yıldızını” falan asla!!! Bu “davranış şekillendirme” diil, işkence olur! 
 
Kuralları bildiğini biliyorum.. Bu bana yeter.. Amacım bildiği kurallara uymasını sağlamak..
 
Sakinim.. Akışa bırakıyorum.. Evde her zamanki gibi takılıyoruz.. Olağanüstü hal ilan etmiyoruz 🙂
 
Artık sadece kurallar tehlikeye girdiğinde Alya’ya “farkındalık” yaratmaya kaldı iş..
 
Sandığımızın aksine pek çok “problem davranış”ı yaparken farkında diildir çocuklarımız..Bize gıcıklık olsun diye diil, farkında olmadan nefislerine yenik düşmeleridir çoğu zaman sebep:) Biz yetişkinlere çok benzerler aslında..
O yüzden küçük bir “farkındalık” bile yeter.. 
Alet çantamdan “koçluk” çok kullandığım yöntemlerden.. “farkındalık” için sadece bir “koç” gibi soru sormak yeter bazen..
 
Bakıyorum kardeşiyle tehlikeli hallerde.. “Alyacıım bak panoda ne yazıyor?” Demem yeterli oluyor.. “Problem Davranış” azalıyor yada direk sönüyor :))
 
Oturduğum yerden diil tabi.. Bi zahmet kalkıp panonun yanındayken Alya’ya ilgili resmi gösteriyorum falan.. Bunlar önemli ayrıntılar:)
 
Bu gün 4.gündeyiz..4.Yıldız için çabalıyor Alya bu gün.. Problem davranışlarda ciddi bir azalma var.. Çocuğum mutlu, huzurlu ve yıldızlarımız güvende:)
 
5 yıldızı tamamladığında sadece baba nın yediği “özel” reçelden 🙂 yiyecek vee annenin “özel” rujundan sürecek..
 
Bu Alya’ya göre bi anlamda  “yetişkinler klübüne hoşgeldin” demek :))
 
Çok önemsiyor “büyük” olmayı..
 
Küçücük hayatına böyle heyecanlar, anlamlar katmak bizim de hoşumuza gidiyor 🙂
 
Madem “materyalizm” almış başını gidiyor.. Biz de böyle nesneleri “özel” ve “anlamlı” kılarız 🙂
 
Desem de inanmayın:))
 
10 yıldıza ise reçelle rujla mujla kurtulamadık.. 
Tamam ya itiraf ediyorum 10 yıldıza  “Makyajlı Bebek” için anlaştık :)))
80 li yıllardan kalma “çiçek çocuk” saadetimiz 5 yıldıza kadar sürdü arkadaş napalım :)))
Eee devir böyle..
Bizim çocuk 2000li yıllarda doğdu kabul etmeliyiz:))
 
En azından “makyajlı bebek” için çabalaması gerektiğini biliyor.. 
 
Bu da yeterli:) 
 
Şaka bi yana tabiki “çiçek çocuk” yetiştirmiyoruz.
 “süper harika sorumlu müthiş çocuk” da yetiştirmiyoruz.. Onlar kitaplarda:)
 

Kendi çapında mütevazi mutlu bi insan olsun yeter..

 
Gelecek haftalarda da Alya’nın maceralarını paylaşmaya devam edeceğim.. Kızım büyürken bu sisteme yalan söylemek gibi başka problem davranışları da ekleyeceğiz.. Bunları anneanne ve dedeye anlatacağız.. Sembol pekiştireçleri  “aferin” gibi sosyal pekiştireçlere dönüştüreceğiz, Diş fırçalama gibi güzel alışkanlıkları artık bağımsız yapmasını sağlayacağız, sorumluluk almasını öğreteceğiz.. Daha çook iş var.. Bir minik yazı dizisi tadında okursunuz artık 🙂
 
Biraz büyüsün oğlum Alpin maceralarını da yazarım size..Bizde hikaye çoook ��
 
Not: 
Bu programı hazırlarken bana yardımcı olan çalışma arkadaşım Davranış terapisti Halime Türkyılmaz’a teşekkür ederim.. Çocuklarda davranış şekillendirmek öyle hafife alınacak bişey diil.. Matematik problemi çözer gibi yaklaşmak gerekiyor.. Bütüncül ve objektif bakmak gerekiyor.. Fikirleri kopyalamak serbest:) ancak “her çocuk kendine özgüdür” demeden geçemeyeceğim.. Çevrenizde “davranış bilimi” okumuş biri varsa destek almanızı şiddetle tavsiye ederim.. Örneğin: Bu yıldızlar çalışması Uygulamalı Davranış Analizinde bir tür “token economi” yöntemi olarak yer almaktadır. 
 
Eğer çevrenizde böyle bir danışman yoksa bize başvurabilirsiniz. Socialmoma web sitesinde iletişim bölümüne yollayacağınız her sorunuz bize ulaşacaktır. Böylece alanında uzman isimlerden pratik sağlıklı ve bilimsel yöntemleri öğrenebilirsiniz.
 
Bu yazı dizisinin diğer bölümlerine googledan Alya’nın Maceraları:bölüm 2 ve Alya’nın maceraları:bölüm 3 şeklinde arayarak ulaşabilirsiniz.
 
Tüm anne-babalara selam olsun..
Sevgiler..


1 Yorum

  1. Gülşah Yarımca dedi ki:

    Damla Hanım merhaba,
    Öncelikle bizi sizle tanıştırdığı için Çağla Hanım’a teşekkür etmek istiyorum. Yazınızı hayranlıkla okudum, ve tabi bunla kalmayıp blogunuzu da takibe aldım. Artık müdaviminizim:) Bu aralar sıkça kullanılan bir tabirle “İnsan cidden hayret ediyor” 🙂 Aslında ne kadar küçük yönlendirmeler ve pratik yollarla çocuklarımızı ne de güzel yetiştirebilir ve hayata güçlü hazırlayabiliriz. Okuyunca mutlaka kullanacağım ben de bu yöntemi dedim. Benim de 21 aylık bir kızım var. İsmi Damla:) Umarım sizin gibi harika donanımlı ve kendini geliştirmeye, öğrenmeye adayan güçlü bir bayan olur. Ya ama gerçekten çok bayıldım yöntemlerinize ve size:) Kolay kolay yorum yapmam sosyal medyada birilerine. Yazmadan edemedim. Hayatınızda başarılar dilerim. Takipteyiz efem. Saygılar:)
    Gülşah Yarımca

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.