Bebeğinize sarılın. Çünkü onla ietişim kurabileceğiniz tek yol, ona dokunmaktır. Ona dokunmanın önemini bu yazıda göreceksiniz.

Antropolog Ashley Montagu “Dokunmak: Cildin İnsan Yaşamındaki Önemi” kitabında dokunmanın mutluluk verici gücüyle ilgili bilgiler paylaşır. Dokunmak bebeğinizle sizin aranızdaki ilk iletişim dilidir. Bu dili doğru konuşursanız bebeğiniz de daha sağlıklı gelişir.

Dokunmak bebeğinizle sizin aranızdaki ilk iletişim dilidir. Bu dili doğru konuşmanız onun daha sağlıklı gelişmesini sağlar. Üstelik bu iletişim, onun hayatının geri kalan kısmını etkileyecek kadar önemlidir. Sevgi dolu dokunuşlarınız, kişiliği bulma ve dünyadaki yerini keşfetme yolculuğunda bebeğinize rehberlik eder.

Prima SevgiUykuOyun Logo (Beyaz Zemin)
Yeni doğan bir bebek, kendisini akıntıyla sürüklenen küçük bir tekne gibi hisseder. Nereden geldiğini de nereye gittiğini de bilmez, bilemez. O doğar doğmaz içgüdüleriniz ona sarılmanızı, kucaklamanızı ve okşamanızı söyler; çünkü yeni doğan bir bebekle aranızda bağ kurabilmenin tek yolu vardır: Dokunmak.

Dokunmanın verdiği güven hissi bebeğinizin huzursuzluğunu da azaltır. Farklı kültürel ortamlarda yapılan bilimsel çalışmalar gösteriyor ki anne babası tarafından sıkça okşanan, dokunulan bebekler daha ılımlı olurlar ve ağlama süreleri diğer bebeklere kıyasla daha kısadır. Pek çok farklı kültürde bebeklerin uyumasını kolaylaştırmak için onlara masaj yapılması eski bir gelenektir. Ayrıca yine araştırmalar gösteriyor ki ebeveynleriyle daha sık ten temasında olan bebeklerde kendilerini idare etme yetisi daha erken ortaya çıkabilir.
Sevgi dolu dokunuşlarınız bebeğiniz için kıyıya atılan demir gibidir, kendisini güvende ve huzurlu hissetmesini sağlar. Esasen anne çocuk arasındaki özel bağ teorileri (bağlanma teorisi de denir) dokunmanın güven ve huzur veren bir yatıştırıcı olduğu tezine dayanır.
Bunları biliyor muydunuz?

Harry Harlow tarafından yapılan bir dizi klasik çalışma gösteriyor ki bebekleri annelerine bağlayan asıl etken emzirme ya da besleme (anne sütü) değil, bu sırada gerçekleşen ten temasıdır. Anne ile olan bu ilişkideki güven ortamı, ilerleyen yıllarda bebeğin kuracağı tüm ilişkilerde bir şablon görevi görür.
Bell&Ainsworth tarafından yapılan klasik bir araştırmanın sonuçlarına göre bebeğin ağlamasına hemen ve doğru şekilde tepki verilmesi, bebeğin ağlama süresini ve aksi davranışlarını azaltıyor. Bebek ağlamasına yavaş ya da geç tepki veren annelerin çocukları daha aksi olabiliyor.

Bu ve tüm yazılara buradan ulaşabilirsiniz. www.prima.com.tr ye üye olup uzmanların bebek bakımı konusundaki içeriklerine ulaşma ve ücretsiz bez kazanma şansına sahip olun!

Sevgilerimle,

Socialmom


3 Yorum

  1. Tugba Sevinc dedi ki:

    Kizimla aramdaki ilk iletisim dogumdan hemen sonra birbirimizi kokladigimiz ve ona dokundugum andi… Annelik hissi,mutluluktan akan goz yaslarim tarifsiz… Ona sevgiyle dokunnak guvende oldugunu hissttirmek biz annelerin dogasinda olsa gerek ve bazende o minicik parmaklariyla onun bana dokunusu var ki dunyadaki en huzurlu anim mutlulugum onunda bana dokunusunun verdigi huzur bambaska…Aramizdaki bu bag cok ozel ben onu uyuturken saclarina dokunurum severek oksarim oda beni elleriye sever yuzume el surer anesinin prensesi sonra guvenle uyur…

  2. Ebru dedi ki:

    Beneğim doğduğunda yanağıma jüçük bir buse kondurdu hemşire yardımıyla.. o gün anladım bebeğime dokunmanın eşsiz mutluluğunu..bugün 5 aylık bu dokunuşlar sayesinde iletişimimiz sorunsuz ilk günki gibi heyecanlı 🙂

  3. Canan VAR dedi ki:

    İlk oğluma mümkün olan her fırsatta sarıldım, emzirirken, banyoda, uyuturken her fırsatta elini tutarak, yanaklarını ve saçlarını okşayarak onu sakinleştirdim. Hatta aşı zamanları korkup ağladığı zaman kucağıma aldığım anda hemen sakinleşirdi. Kucağa alıştırmayın lafını unutun; bence sonuna kadar bebeğinize temas edin. İkinci bebeğimde çok çok daha fazla sarılacağıma kucağıma alacağıma emin olabilirsiniz…

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.