Ülkemizde her ne kadar eğitimin öncelikle okulda olması gerektiği yanılgısı olsa da, aslında eğitim ailede başlar. Çocuğu okula hazırlamak, okul öncesi öz bakım becerilerini kazanmasını sağlamak, uyum ve davranış konusunda ilerleme kaydetmesine yardım etmek, ahlaki ve vicdani sorumlulukları yüklemek öncelikle ailenin işidir. Okul, çocuğun hayatı boyunca, temelde ailesinden aldıklarının üzerine ekleyeceği, eğitim- öğretim ve genel kültür kazanacağı biryerdir.

Son yıllarda ülkemizde çocukların okula başlama yaşı avrupa eğitim sistemindekine benzer şekilde aşağıya çekilmektedir. 6. ay sonrası anneli oyun grupları ile başlayan eğitim sürecinin devamında; 2 yaşında annesiz oyun grubu, 3. yaşta haftada 3 gün yarı zamanlı kreş eğitimi ve gitgide arttırılan eğitim saatleri- günleri ile birlikte, 5 yaşında tam zamanlı anaokuluna başlatılarak çocuk ilköğretim sürecine hazırlanmaktadır. Kentleşme ile oluşan yeni düzen, bireylerin, dolayısıyla çocukların sosyalleşmesine engel olmaktadır. Eskiden Türk kültüründe köyde- bağ bahçede- mahallede büyüyen çocuklar varken günümüzde çocuklar apartman dairelerine, betonlaşmaya esir olmuştur. Çocuğun iletişim ihtiyacını karşılamak ve yaşıtları ile bir araya getirerek sosyalleşeceği ortamlar yaratmak, biz ebeveynlere düşüyor. Bu sebeple de eğitim erken başlıyor. Bunun ileriki nesilleri oldukça güzel etkileyeceğinden hiç şüphem yok. Fakat doğru sistem uygulanırsa…

Doğru sistem nedir? Çocuğu 1,5 – 2 yaş itibariyle tam zamanlı yuvaya- kreşe başlatmamaktır. 2 yaş çocuğunun hala ev düzenine, öğle uykusuna ve annesine ihtiyacı vardır. 3 yaşındaki bir çocuğu haftanın 5 günü tam zamanlı okula göndermemektir. Eğer eğitim sürecindeki o hassas geçişi yapmaya odaklanmazsanız hergün ayaklarını sürüyerek, binbir kıyamet ile okula giden bir çocuk yaratırsınız. Okulu eziyet olarak gören bir çocuk ne kadar öğrenebilir, ne kadar sosyalleşebilir bir düşünsenize… Ya da sizin çocuğunuz yaşı gelmiş olsa bile genel düzeniniz sebebi ile okul öncesi eğitime hazır olmayabilir. Ev, ülke değişimi, ebeveyn kaybı, evcil hayvan kaybı, anneye / evdeki bir ebeveyne aşırı bağımlılık, anne-baba ayrılığı, eve katılan yeni bir üye (kardeş) gibi büyük değişimler, çocukta bir travma yaratmış olabilir. Ya da içe dönük bir birey olabilir, konuşma problemi yaşıyor ve kendini ifade etmekte zorlanıyor olabilir, öz bakım becerilerini karşılayamadığı için okula gitmekten çekiniyor olabilir. Bu sebeple okula başlatırken mutlaka bir çocuk psikoloğundan yardım almanızı tavsiye ederim.

Peki okul öncesi eğitim daha ne işe yarar?

– Bir grubun parçası olmayı, hayatı boyunca işine yarayacak basit kuralları ve düzeni öğrenir. Anneyle zaman zaman kaybolan sınırları öğretmeniyle korumayı öğrenir. Yemek saatinde oyuncaklarla oynayamayacağını ve dürtüleri yerine toplulukla hareket etmesi gerektiğini öğrenir.

– Özgüvenini geliştirecek öz bakım becerilerini kazanır ve geliştirirler. Evde kıyamadığınız için meyve suyunu siz açıyor olabilirsiniz ama artık okulda bunu kendisi yapar. Yapmanın özgüveni kendisini bağımsız bir birey gibi hissetmesini sağlar.

– Anne yardımı olmadan arkadaş edinmeyi ve iletişim kurmayı öğrenir. Girişkenliği ile ileri eğitim ve iş hayatı için bir temel atmış olur.

– Anne dışındaki bir otorite ile iletişim kurmayı ve yardım istemeyi öğrenir.

– Kreş ve anaokulunda yaptığı o karmaşık resimler ve kes yapıştırlar sayesinde, kalemi ve makası doğru tutmasını sağlayacak ince motor becerilerini geliştirmiş olur.

– Evde öğrendiklerini okulda, okulda öğrendiklerini evde sergileyerek özgüveni gelişir. Sizin evde masallar okuyarak uyuttuğunuz küçük bebeğiniz, sizin okuduğunuz masalı kitaba bakarak sanki okuyormuş gibi hafızasında kalanlarla anlatır. Başkalarının onu anlaması için daha sistemli konuşmaya çalışır. Bu sayede giriş-gelişme ve sonuç kavramını öğrenir.

– Kavram ve şekilleri öğrenirler. Bu sayede beyinde kümelemeye yarayan, kümeleri birbirine bağlayan hücrelerle sinapsların bağlantısı çoğalır. Beyninin daha fazlasını kullanır.

– Evde yeteri kadar hareket alanı ve suç ortağı bulamayan çocuklar kreşlerde ve anaokullarında bol bol zıplayıp atlayarak, tırmanarak, kayarak fiziksel aktiviteler yaparlar. Bu sayede dengede durmaya, düzgün, dik ve ayaklarını sürtmeden yürümeye yarayan kaslarını geliştirirler. Kumda ve çimde aktiviteler yaparak, takım kurmayı, ekip çalışmasını öğrenirler. Alkışlayan / müdehale eden/ uyaran biri olmadan anın tadını çıkarırlar.

Sevgilerimle,
Socialmom
www.Socialmom.com.tr
www.itsmybaby.com.tr


1 Yorum

  1. AYLA dedi ki:

    Merhaba,
    Yazınızı öyle bir zamanda okudumki,karmakarışık düşüncelerime bir parça sonuç oldu.Kızım 3 yaşında ve oturduğumuz yerde ilgilenecek kimse olmadığından bu sene kreşe başlatmak zorunda kaldım,ama ağlamaları bitmek bilmiyor.İkimizde çalışıyoruz,işten çıksam olmaz çıkmasam olmuyor.Ne yapacağımızı bilmez haldeyiz birde 3 yaş için erken demişsiniz,dahada kafam karıştı.Umarım en kısa zamanda alışacak.
    teşekkürler…

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.