Geçenlerde instagramda 3 yaş sendromundan bahsettim. Bloğa yazacağım da dedim. Fakat bir türlü vakit bulamadım. E malum yaz geliyor, tatil havası üzerime çöktü 🙂

Kıvanç şuan tam 32 aylık. Yani 3 yaşına 4 ayı kaldı. 3 yaşın yaklaşması ile birlikte bizde değişimler olmaya başladı. Daha olgun, daha özgür, daha bağımsız, daha kendine güvenen, kendini daha güzel ifade eden, istemediği şeyi yapmak konusunda cümlenin tekrarını bile kabul etmeyen, daha hızlı koşan, daha çok anlayan (her konuda bir fikri var), daha sırcı, daha “farkında” (pi.pinin yerinin ve işlevinin), daha çapkın, daha arkadaş, daha abi…

Bu dahalar bitmez elbet, aklınıza gelenleri yazının altına eklerseniz diğer annelere de fikir olur 😉

Bir dahamız daha var ki o da hayatımıza katılan süper kahramanlar, bıçak kılıçlar, dışş dışş efektleri, vınn vınnn araba sürmeler, “anne şu arabayı daha hızlı yap” lar (hızlı git), ben de babam gibi çok güçlüyüm di mi? ler, “anne bu pipi yaramazlık yapıyor”lar, “sen dur ayakkabımı ben bağlayacağım”lar, “çişimi kendim yapacağım, popomu kendim sileceğim”ler, “dişlerimi ben fırcalayacağım”lar, “elimi tutma ben önden yürüyeceğim”ler, adını soranlara “ben en büyük Fenerbahçeli Kıvanç Sönmezim”, “ben kötüyümmm” ( kötü adam) demeler. Yani tam bir erkek çocuğu…

Bu çocuk çok fazla TV izleyen, şiddet görüntülerine maruz kalan, süper kahramanlı çizgi filmler izleyen bir çocuk değil. Bunu anne olmadan önce ve Kıvanç ile bu süreçten geçmeden önce ben de sizler gibi böyle düşünüyordum. Fakat şuan bunun tamamen içgüdüsel bir süreç olduğunu anladım. Yoksa hayatında bıçak ile buluşmamış, kağıt dışında birşey kesmemiş, savaş ya da şiddet filmleri izlememiş bir çocuğun bunları istiyor ve çok keyif alıyor olmasının başka bir açıklaması olamaz.

Geçenlerde merak edip sordum, bıçak kılıcı ne yapacaksın diye. Kötü adamları öldüreceğim dedi. TV’ den duymuş olabileceğini düşünerek, “kötü adam diye birşey gerçek hayatta yoktur oğlum” dedim. “O sadece filmlerde var… Biz seni herşeyden koruruz. Bıçağa ya da kılıca ihtiyacın yok.” O an tamam dedi. Ama ertesi gün tekrar bıçak kılıç istemeye devam etti. İçgüdülerini bastırması için süngerden bir kılıç aldım. Kesmiyor bu dedi. La havle…

Bu arada çok çok önemli bir dipnot: Çocuklar sizin, duymadığını ve görmediğini düşündüğünüz vakitlerde bile, TV’de olup bitenlerin farkındalar. Ve daha kötüsü, oyun oynarken zihin açılıyor ve o esnada arkaplanda açık olan ses ve görüntü direk bilinçaltına yerleşiyor. Bu sebeple izlediğimiz (masum) dizileri bile çocukların uyuduğu vakitte izleyelim. Oradaki bir ağlama, bağırma, şiddet sahnesi çocukta davranış değişimlerine, kabus görmesine ve adaptasyon problemlerine sebep olabilir.

Peki ben bu süreci nasıl yönetiyorum?

Öncelikle 3 yaştan en büyük beklentim özbakım becerilerini karşılayacak bir birey olmasıydı. 3 yaşa gelmeden (yine önden önden) bu gelişimi gösterdi. Daha 15 aylıkken minnacık boyuyla da 2 yaş krizini yaşamıştı kendisi. Bir yandan iyi, bir yandan kötü. Çünkü tüm süreçleri herkesten önce yaşayıp bitiriyorsunuz, bu iyi olan kısmı. Öbür tarafta da, normalde izah etseniz anlayacak yaşta yaşasa, hatta biraz da geç yaşasa, alıp karşınıza konuşabilirsiniz. Ben 15 aylık çocuğa ne anlatabilirdim ki?

3 yaşındaki bir çocuk ne gibi öz bakım becerilerine sahip olmalıdır? Neden?

Kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenen çocuk, özgüven sahibi olur, daha özgür olur. Bunlar aynı zamanda okul dönemine hazırlık için çok önemli bir aşamadır. Zihin ve beden gelişimi önde gelişim gösteren çocuklar öz bakım becerilerine daha erken sahip olabilirler. Ama unutmayın, her çocuğun gelişimi farklıdır. Elbet bir gün ebeveyn ve okul desteğiyle bu beceriler kazandırılır. Ebeveynleri yanında örnek davranışlar sergileyerek ya da teşvik ederek bu becerileri kazandırabilirler, ya da okul döneminde kendi yaşıtlarını gözlemlereyek bu becerileri kazanabilir. Ama unutmayın ki, öz bakım becerilerini kazanmış çocuklar okula ve sosyal hayata daha kolay adapte olurlar.

3-4 yaşındaki çocuklar :

-Kendi kendine yemek yer.

-Giysilerin önünü ve arkasını ayırt eder.

-Düğmesiz ve bağsız giysileri yardımsız giyer.

-Gereksinim duyduğunda bağımsız olarak tuvalete gider.

-Burnunu mendille siler.

-Kendine ait eşyaları toplar.

Kıvanç memeden kesmemiz ile birlikte bezi de bıraktı. Yani bu 17-18. aya tekabül ediyor. Bezi ve değiştirme seanslarını oldum olası hiç sevmezdi. O yüzden kesmemiz çok kolay oldu. O günden beri tuvaletini tuvalete yapmakta hiç sorun yaşamadı. Evde, dışarıda, nerede ihtiyaç duysa “Anne benim çiçim geldi koşalımmı?” der. Fakat geçen gün ” bırak çiçimi ben yapıcam bak izle” dedi. Banyoya gitti, (benden gördüğü gibi)  basamağın mesafesini ayarladı, çıktı, pijamasını ve iç çamaşırını sıyırdı, çişini yaptı, sildi, sifona bastı, basamağı lavoboya çekti, suyu açıp ellerini sabunladı, kuruladı. ” Oldu mu annesi?” dedi. Gözyaşları içerisinde izledim. (anne olan anlar!) Benim minik bebeğimin kendi ihtiyacını kendisi giderebiliyor olması ne büyük bir gurur! Demekki artık okula hazır…

O yüzden, dökse de kendi suyunu bardağına doldurmasına, kendi yemeğini yemesine, yanlışta olsa ayakkabılarını giymesine, giysilerini seçmesine, size ev işlerinde yardımcı olmasına, balığını beslemesine, tırnaklarını kesmesine, oyuncaklarını toplamasına izin verin!

Hadi o halde eksik beceriler üzerinde çalışmaya başlayalım!

Sevgiler,

Socialmom


3 Yorum

  1. nilüfer döğücü dedi ki:

    Merhaba çağla hm benim 29 aylık bir oğlum var ve hala bezli Bezi çıkarmak istemiyor.Ne yapmam lazim yada nasıl davranmam gerek bilemiyorum .Bir turlu ikna edemiyorum tuvalete gitmeyi lütfen yardim edermisniz? Tesekkurler

  2. Ayse korukcu dedi ki:

    En güzeli hic TV acmamak sanırım ama o da imkansız gibi bir şey… Siz Kıvanç’ın yanında tv izliyor muydunuz Çağla hanım? Etkilendiğini fark etmiş miydiniz hiç? Kaç yaşından sonra çizgi film izlemesine izin verdiniz? Teşekkürler şimdiden sevgiler..

  3. Miray dedi ki:

    Merhaba Çağla hanım, yazınızı bekliyordum, instagramda yazdıgınızdan beri bakıyorum , yeni yazma fırsatınız oldu sanırım. Çok güzel bir yazı olmuş, 13eylü l 2012 doğumlu oğlum da kıvanç ile aynı seyirde gidiyor, oyüzden sizi takip etmek hem keyifli hem de öğrenmem gerekenler açısından bilgilendirici.. Geçenlerde, gece odama geldi, anne cavanay (canavar) odama geldi, benle konustu ben çok korktum dedi, “onlar sadece oyuncaklar, kötü birileri değil ki,izlediğimiz çizgi filmler sadece ve gerçek hayatta yoklar dedim” bizde kabus görmeler böyle başladı . Öz bakım becerılerınde ise ; ben giyerim ,ben abi oldum ( 4aylık kız kardeşi var) kendım yapabılırım, bak anne ne guzel yaptım dımı, ben suyumu doldurabılırım, vs. şeyler .. Çok hoşuma gidyor bunlar, onun büyüdüğünü görmek mutlu edıyor ama konusmalarındaki ses tonları hala bebek:) tek sorunumuz bezi bırakmadık halen, tuvalete oturmak ıstemıyor, ve altındakı bezdekını gösterip çok pis bence artık tuvalete yap dediğimde bezdekınden çok iğrenip tuvalete gıtmeye yönelmedi, zorlamıyorum ben de ama artık bu yaz bu iş bitmeli , 32aylık ama 4yaş görüntüsü var bezle dolaşmak hoş olmuyor..umarım bu süreci kolaylıkla atlatırım

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.