1. Emzirme bir bebeğin beslenmesi için doğal ve tartışmasız en iyi yoldur. Emzirmenin bebek açısından gastrointestinal, solunum yolları enfeksiyonları ve alerjiye karşı koruma gibi kısa vadeli faydaları vardır (WHO, 2001).
  2. Ayrıca uzun vadede emzirmenin ; düşük obezite, diyabet riskinin azalması, düşük kolesterol ve kan basıncı seviyeleri ile zeka testlerinde yüksek performans gibi faydalarının da olduğu gösterilmiştir.35
  3. Beslenme faydalarının da üzerinde, emzirmenin duygusal ve sosyal faydaları da bulunmaktadır (örn; anne ve çocuk arasında bağ kurulması).

Büyümenin en hızlı olduğu yeni doğan döneminde bebeğin yaşantısında en önemli konu beslenmedir. Anne sütü enerji, protein, yağ, karbonhidrat ve elzem besin öğeleri ile yeni doğan bebekte büyüme ve gelişmeyi sağlayan, içerdiği biyoaktif enzimler, hormonlar ve bağışıklığı sağlayan öğeleri içeren kompleks bir besindir. Anne sütü bebeğin tüm besin gereksinimlerini karşılaması, kolaylıkla sindirilebilir olması ve enfeksiyonlara karşı koruyucu olması ile bebek sağlığı açısından yeri doldurulamaz bir besindir. Ayırca, anne sütü doğumdan sonraki ilk yarım-bir saatlik süre içinde ve su dâhil başka hiçbir besin verilmediğinde bebekler için en ideal ve koruyucu besindir.

Mevcut kanıtlar emzirmenin uzun vadeli faydalarını göstermektedir. Bunlar, düşük obezite ve tip 2 diyabet görülme sıklığı ve düşük ortalama kan basıncı ve toplam kolesterol görülme sıklığı şeklinde örneklendirilebilir.38 Ayrıca, emzirme göğüs kanseri, yumurtalık kanseri, tip II diyabet, yüksek tansiyon, hiperlipidemi ve kardiyovasküler hastalık riskini azalttığı için anne sağlığını da olumlu şekilde etkilemektedir.
Emzirmenin sadece çocukluk döneminde değil, aynı zamanda uzun vadede de obezite gelişimini engelleyebileceği ileri sürülmüştür.40 Bebeklik döneminde yüksek protein alımının gelecekte obeziteye neden olabileceği ileri sürülmektedir. Oysa anne sütü ile beslenen beklerde protein alımı ve enerji metabolizması düşük seviyededir.

Son Bilimsel Tavsiyeler Nelerdir?

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve UNICEF bebeklerin 6 aya kadar sadece anne sütüyle beslenmesini, daha sonra da uygun tamamlayıcı gıdalar ile birlikte iki yaşa kadar veya daha fazla emzirilmesini önermektedir (UNICEF 1989, WHO 2001).

İlginçtir ki, anne sütü içeriği sabit değildir: bileşimi emzirme dönemi boyunca değişir.42 Tek bir emzirme sırasında bile anne sütünün yağ orannda büyük değişiklikler meydana gelmektedir. Emzirme başlangıcında gelen süt kıvamsızdır ve yağ içeriği düşüktür fakat önemli karbonhidrat, protein ve vitaminler içerir. Emzirme sonunda gelen süt ise koyu, kaymak gibidir ve yağ içeriği yüksektir. Sağlıklı bir annenin sütü mükemmel protein, yağ, vitamin ve karbonhidrat bileşimine sahiptir.

Sahip olduğu mükemmel besin değerinin yanı sıra, emzirmenin anne-bebek arasındaki duygusal bağ açısından olumlu bir etkiye sahip olduğu da ileri sürülmüştür. Bazı çalışmalar emziren annelerin kontrol grubuna göre daha pozitif ruh haline sahip olduklarını44 ve bebekleri ile daha pozitif bir şekilde etkileşim kurduklarını bildirmiştir.

Anne sütü aynı zamanda çeşitli faydalı mikroorganizmalar içerir. Bu mikroorganizmalar çocuğun gut mikrobiyotasının başlangıcı ve gelişiminde kilit rol oynayabilir.  Son zamanlarda yapılan bir çalışma kolostrumun (anneden gelen ilk süt) ve sonradan gelen anne sütünün, 103 ila 10^5 cfu/ml gibi düşük konsantrasyonlarda olmasına rağmen, bebek gutu için potansiyel probiyotik bakteri sağladığını göstermiştir. Ancak, tipik bir “anne sütü probiyotiği” yoktur. Stafilo-, strepto- ve enterokoki, laktobasili ve bifidobakteri gibi bakteriler anne sütünde bulunabilir. Yeni doğan için, anne sütü önemli bir Bifidus türü kaynağıdır: B. breve ve B. Longum anne sütünde en çok bulunan türlerdir.
Ayrıca, anne sütü yaklaşık olarak %9 oranında prebiyotik oligosakarit içerir.50 Annelerden rastgele olarak alınan sütler 130 farklı oligosakarit içermektedir. Uzun zincirli anne sütü oligosakaritleri (HMOS) ilk olarak 1994 yılında tanımlanmıştır. HMOS’nin annelerin genetik yapısına bağlı olduğu gösterilmiştir.52 Son zamanlarda yapılan çalışmalar annenin emzirme dönemine bağlı olarak anne sütünde belirli HMO modellerinin bulunduğunu göstermiştir. Anne sütüyle beslenen çocukların mikrobiyota profilinin bile bu belirli HMO gruplarına bağlı olduğu gösterilmiştir.

Annenin Besin Gereksinimleri

Annenin salgıladığı süt, aldığı besinlerin bir ürünüdür. Yenidoğan bebeğin beslenmesi için annenin salgıladığı sütün enerjisi ve besin öğeleri, annenin yedikleri ve gebelikte oluşan depolardan sağlanmaktadır. Bu depolar gebelik döneminde annenin enerji tüketimindeki yapılması gereken artışla önem kazanmaktadır. Bu nedenle gebelikteki beslenme, emzirmeye hazırlanmak için depoların dolması ve süt verimi açısından da önemlidir. Emziren bir annenin beslenmesindeki amaç, kendi fizyolojik gereksinmelerini karşılayarak, vücudundaki besin depolarını dengede tutmak ve salgılanan sütün enerji ve tüm besin öğeleri açısından yeterli olmasını sağlamaktır. Emziren anneler için enerji ve besin öğeleri önerilirken bireyler arası farklılıklar göz önüne alınmalıdır. Bu ayrıcalıklar, sık doğumlara bağlı olarak depoların azalması, enfeksiyon sıklığı, beslenme yetersizliğinin varlığı ve derecesi, fiziksel uğraşların ağırlığı gibi etkenlerdir.

Enerji

Emzikli kadının salgıladığı sütteki enerjinin önemli bir kısmı günlük besin tüketiminden sağlanmaktadır. Kadının aldığı enerji tam olarak süt enerjisine dönüşememekte, vücut dokuları için de harcanmaktadır. Günlük diyetin sağladığı enerjinin %80 oranında süt enerjisine dönüştüğü kabul edilmektedir. Sağlıklı bir annenin günde ortalama 700-800 ml süt salgıladığı esas alındığında emzirme döneminde günlük enerji gereksinmesine 750 kcal ek yapılmalıdır. Günlük 700-800 ml süt salgısı ile anne sadece emzirerek günde 500-600 kalori harcamaktadır, o nedenle emziklilik döneminde zayıflama diyetleri uygulanması sakıncalıdır. Uygulanan kısıtlı zayıflama diyetleri süt veriminin azalmasına neden olmaktadır. Gebelikte alınan fazla kaloriler emzirmede süt enerjisine dönüşerek annenin gebelik öncesi kilolarına gelmesi kolaylaşmaktadır. Bu miktarın 500 kcal’si annenin yediklerinden, 250 kcal’si ise gebelikte kazanılan depolardan karşılanmaktadır.

Protein

Gebelik döneminde olduğu gibi emzirme döneminde de diyetin protein kalitesi, yani hayvansal ve bitkisel kaynaklı olması önemlidir. Gelişmekte olan ülkelerde kadınlar, protein gereksinmesini daha çok bitkisel kaynaklardan ve yetersiz miktarda almakta ve bu nedenle sonraki gebeliklerinde maternal ve fetal malnütrisyon oluşabilmektedir. Emzikli kadının günlük diyetine ek olarak bir adet yumurta, 30 g peynir veya 1-2 su bardağı süt veya yoğurt (250-500 ml) eklendiğinde günlük gereksinme iyi kalite protein olarak karşılanmış olmaktadır. Çeşitli beslenmede sebze ve meyvelerin, ayrıca karbonhidrattan zengin pilav, makarna gibi besinlerin tüketilmesinin de protein alımına destek olduğu bilinmektedir.

Yağlar

Emziren annenin diyetinde doymuş ve doymamış yağların oranı yükseltildiğinde (zeytinyağı ve uzun zincirli çoklu doymamış yağlar), salgıladıkları anne sütünün yağ asidi oranı ve kalitesi artmaktadır. O nedenle zeytinyağlı besinlerin, süt ve süt türevlerinin (her gün) ve balık tüketiminin (haftada 2-3 kez) anne sütü kalitesine etkisi önemlidir.

Demir

FAO/WHO gebelikte ve emzirme döneminde 15-20 mg demir alımının kabul edilebilir olduğunu bildirmiştir. Bununla beraber ülkemizde olduğu gibi halkın çoğunluğunun diyetinde hayvansal kaynaklı yiyeceklerin az bulunması bu alım düzeyini etkilemektedir. Ülkemizde anemi çocuklarda, gebe, emzikli ve sık doğum yapan kadınlarda daha sık görülmekte ve önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. TC Sağlık Bakanlığı’nca annelere ve çocuklara uygulanan demir desteği programı anemi riskini azaltmaktadır. Emziren anne, sütü ile günlük 1-2 mg demir salgılamaktadır. Emziren anneler bunu karşılamak

için günlük 5 mg ek demir (Fe) almalı ve anemiden korunmak için uygun beslenme önerileri yapılmalıdır. Güvenli kesilmiş kırmızı et ve sakatat kaliteli demir kaynağı olarak önerilmekte ve günlük iki üç porsiyon tüketilmesi gerekmektedir.

İyot

İyot tiroit bezinden salgılanan triodotironin (T3) ve tiroksin (T4) hormonlarının bileşiminde bulunur. Emzren annelerde iyot yetersizliği görülme oranı
%15’tir ve bu oran Karadeniz Bölgesi’nde %22’lere kadar çıkmaktadır. İyot gereksinmesinin emzirme sırasında normalden %50 kadar fazla olduğu ileri sürülmektedir. Emzire annelerin de gebe kadınlarda olduğu gibi iyotlu tuz kullanmaları çocuk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Kalsiyum

Kalsiyuma olan gereksinim emzirme döneminde de artmaktadır. Emziren annenin bir gün boyunca salgıladığı süt yaklaşık 250 mg civarında kalsiyum içermektedir. Bu nedenle sık gebelik ve emzirme geçiren kadınların artan kalsiyum gereksinmesi karşılanamadığı durumlarda kemiklerde yumuşama şeklinde beliren osteomalazi riski artmaktadır. Bu nedenle emzirme dönemindeki annelere günlük 1000-1300 mg kalsiyum önerilmelidir. İleride bir sağlık sorunu yaratmamak için annenin günlük diyetine kaliteli kalsiyum kaynağı olarak 1-2 su bardağı (250-500ml) kalsiyumla zenginleştirilmiş süt veya 500 ml yoğurt, 30-60 g peynir eklenmesi önerilmektedir.

Vitaminler

Emziren annelerde çeşitli vitamin eksikliği bulgularının sıklığı rapor edilmektedir. B grubu vitaminler (tiamin, riboflavin, niasin) emziren annenin enerji ihtiyacına göre ayarlanmalıdır. Yine enerji artışına bağlı olarak 1 mg/gün B12 vitamini ve 200-400 mg/gün folik asit verilmesi yeterli olmaktadır. Tablo 1

Emzikli kadının kalsiyum ihtiyacının arttığını göz önüne alarak kalsiyum emilimi ve kullanılmasını kolaylaştırmak için iklim koşulları uygun olmayan yerlerde D vitamini verilebileceği bildirilmektedir. Annenin diyetinde 3000 IU/ gün A vitamini, 50 mg/gün C vitamini ve 3 mg/ gün E vitamini eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca vitamin fazlalığına neden olabileceği için yüksek konsantrasyonlarda vitamin ilaçlarının gelişigüzel değil, tıbbi gözlem altında kullanılması önerilmektedir.

Ekran Resmi 2015-04-24 22.22.31

 

Sıvı:

Emzirme döneminde su metabolizmasında artış vardır. Alınan su ihtiyacı süt salgılanmasıyla ve artan yiyecek alımı ile orantılı olarak artmaktadır. Süt miktarının dengelenmesi için ve iklim koşullarına göre annenin sıvı alımını arttırmak gerekmektedir. Günlük alınan toplam sıvı miktarı yaklaşık 2000-3000 ml olmalıdır. Bu miktar pratik ölçüler ile 12 su bardağı su, süt, ayran, hoşaf, komposto, limonata, şerbet, meyve suları şeklinde önerilmelidir. Çay, kahve gibi içeceklerin süt verimini azalttığı bilinmektedir. Emziren anneler için günlük alınması

gereken besin öğeleri miktarları Tablo 1’de verilmiştir. Emzirme dönemi için hazırlıklar gebelik döneminde başlamaktadır. Tablo 2’de gebelikte ve emzirmede kadınların bireysel farklılıklara göre almaları gereken ek vitamin ve mineraller görülmektedir.1 Tablo 3’te ise emziren anneler için günlük besin ve besin öğeleri gereksinmesini karşılayacak bir günlük beslenme programı örneği görülmektedir.

Galaktogoglar ve Besin Takviyeleri

Ekran Resmi 2015-04-24 22.24.24

 

 

Galaktokoglar (süt yapımını artıran besinler) süt verimini artırıcı olarak annelere verildiğinde olumlu sonuçlar alınmakta ve süt veriminin artmasının yanında emzirme süresi de uzamaktadır. Annenin beslenmesi sütün özelliklerini etkilemektedir. Emziren annelerin artan besin gereksinimi göz önüne alınarak özel geliştirilmiş besin destekleri geliştirilmiştir. Bu özel destekler annenin protein, vitamin ve mineral (mikro ve makro besin öğeleri) depolarını güçlendiren destek ürünlerdir. Lactamil, bu amaçla annelerin tüketmesi için üretilen özel bir süttür.Tablo 2

Lohusa Anneye Pratik Öneriler

Anneler eski vücut ağırlıklarına dönmek için acele etmemelilerdir. Bu süre 6-12 ay ya da daha fazla sürebilir. Bebeklerini emziriyorlarsa eski formlarına daha kolay dönebilirler. Emzirmenin devam etmesi için annenin beslenme düzenine dikkat etmesi gerekmektedir (enerji, protein, karbonhidrat yağ ve sıvı alımı düzenlenmelidir).Tablo 3

Ekran Resmi 2015-04-24 22.29.19

 

 

Salam, sosis, sucuk gibi katkı maddesi içeren diğer hazır besinler mümkün olduğu kadar yenmemelidir.

D vitamini besinlerde yeterince bulunmaz. Ancak güneş ışınlarının doğrudan cilde yansıması ile sağlanır. Bu nedenle emzikli anne güneş ışınlarından yararlanmaya özen göstermelidir.

Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Doğal besinlerde yeterince alınmayan iyot, ancak iyotlu tuzun kullanılması ile anne sütünden bebeğe geçmektedir.

Kuru meyveler ve kuru yemişler yoğun enerjileri yanında, demir ve kalsiyum gibi minerallerden de zengindir. Ağırlık kontrolü de yapılarak bu besinler ara öğünlerde tüketilebilir.

Kansızlığa neden olduğundan yemeklerle birlikte çay içilmemelidir. Çay, kuşluk, ikindi gibi öğün aralarında,yani yemek yendikten 1-2 saat sonra açık olarak içilmeli, çaylara limon-limon suyu eklenmelidir. İçecek olarak ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.

Süt verimini artırıcı galaktokoglar ve anne beslenmesini destekleyici ürün kullanımı önerilmektedir. Lactamil (annenin özel sütü), Still Tea, rezene çayı vs.

Lohusalarda zayıflama diyeti uygulanmamalıdır. Unlu, yağlı ve şekerli besinlerin aşırı tüketilmemesine ve günlük aktivitelere dikkat edilmelidir.

Doğumdan sonra bebek emzirilirken gebelik öncesi döneme göre daha fazla sıvı besin alınmalıdır.

Süt verimi için stresten uzak durmak ve annelik mutluluğunu yaşamak önemlidir.

Kalsiyum yönünden zengin olan süt, yoğurt ve peynir belirtilen miktarlarda düzenli olarak tüketilmelidir.

Her gün bir adet yumurta ve 1-2 porsiyon etli sebze yemeği veya kuru baklagiller tüketilmelidir.

Kuru fasulye, nohut, mercimek ve bulgur karışımı yemekleri, portakal, mandalina, domates, maydanoz, yeşilbiber, taze soğan gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyvelerle birlikte tüketilmelidir (biyoyararlılık için).

Vitaminlerden zengin sebze ve meyveler diyette her öğün olmalıdır.

Sebzelerin, makarna ve eriştenin haşlama suları dökülmemelidir.Kuru fasulye, nohut ve barbunya gibi kuru baklagiller iyice yıkandıktan sonra ıslatılmalı ve haşlama suları dökülmemelidir.

Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış mevsim meyve suları, ev yapımı ayran, limonata içilmelidir.

Pekmez uygun koşullarda hazırlandı ise iyi bir demir kaynağıdır. Şeker boş enerji kaynağıdır. Şeker yerine tatlı olarak pekmez yenmesi kansızlığa karşı alınacak önlemlerden birisidir.

Tarım ürünlerine böcek öldürücü ilaçlar atıldığından, sebze meyveler iyice yıkanmalıdır.

Yiyecekler hazırlanırken ellerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Eller sık sık sabunlu su ile yıkanmalıdır.

Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

Doktora danışılmadan ilaç kullanılmamalıdır.

Emzirme süresince bebeğin hep memede olması ve emerken uykuya dalması emzirmenin iyi gittiğinin bir işaretidir.

Anne dinlenmiş ve rahat olmalıdır, uzun süre oturmaktan yorulan annelere yatar şekilde emzirme pozisyonu öğretilmelidir.

Başarılı bir emzirme için bebek rahat olmalı, yorgun ve tok olmamalıdır, burun delikleri temiz olmalı rahat soluk alması sağlanmalıdır.

Bebeğin emme refleksi memenin ağzına yerleştirilmesi ile oluşur. Bebeğin ağzına birkaç damla süt sıkılarak tadını alması ve emmeyi başlatması istenmektedir.

Emzirme süresi her bebeğe göre değişebilir, doygunluğa ulaşması yani olgun sütü emmesi yani son ve yağlı sütü alarak beslenmeyi sonlandırması istenmektedir ve sabırla emzirmeye devam edilmelidir.1

Başarılı Emzirme İçin 10 Adım (WHO/UNICEF)

  1. Tüm sağlık çalışanlarına düzenli olarak duyurulan bir yazılı emzirme politikası oluşturmak.
  2. Bu politika doğrultusunda tüm sağlık çalışanlarını eğitmek.
  3. Tüm gebe kadınları anne sütünün faydaları ve yönetimi açısından bilgilendirmek.
  4. Doğum sonrası ilk yarım saatte emzirmenin başlatılması için annelere yardım etmek.
  5. Annelere nasıl emzirileceğini göstermek ve bebeklerinden ayrı kalsalar bile laktasyonu nasıl devam ettireceklerini öğretmek.
  1. Tıbbi olarak gerekmedikçe yenidoğan bebeklere anne sütü dışında içecek veya yiyecek vermemek.
  2. Anne ve bebeğin aynı odada kalmasını sağlamak.
  3. Bebeğin her istediğinde emzirilmesini sağlamak.
  4. Emzik ve biberon kullanmamak.
  5. Taburculuk sonrası anneyi emzirme ile ilgili sorunları olduğunda destek alabileceği sağlık kuruluşları konusunda bilgilendirmek. Emzirmeyi destek gruplarının kurulmasını teşvik etmek, taburculuk sonrası anneyi bu gruplara yönlendirmek.

Annede, emzirmek için kesin bir engel yoksa anne sütünün yeniden özendirilmesi, yeniden laktasyonun başlatılması için destek verilmesi önemlidir. Emme sorunu nedeni ile anne sütü alamayan bebekler için formül süt yerine anne sütünün sağılarak verilmesi önemle tavsiye edilir. Tüm bunlara rağmen, anne sütünün verilemediği durumlarda, anne sütü yerine formül sütler verilebilir. Anne sütü içeriği taklit edilerek hazırlanmış olsalar da, bu ürünlerin anne sütü için geçerli olan tüm avantajları sunma şansı yoktur. Yine de standart bir başlangıç sütü tek başına verildiğinde ilk altı ayı içinde olan bir bebeğin tüm beslenme gereksinimlerini karşılar. Herhangi bir sebeple anne sütü alamayacak olan bir bebeğin annesi bu konuda bilgilendirilmeli, emzirme yöntemi tekrar değerlendirilmeli ve emzirme teşvik edilmelidir. Ancak tüm uğraşlara rağmen emzirme mümkün olamıyorsa, en uygun formül süt seçimi, güvenli ve doğru hazırlanması ve doğru beslenme teknikleri açısından anne desteklenmelidir. Altı aydan küçük bebeklerde anne sütünün yeterli olmadığı durumlarda katı gıdaya erken başlamak yerine süt öğünü olarak formül sütler tercih edilmelidir.

Tüm uğraşlara rağmen anne sütü alamayan bebekler aşağıdaki belirtilen besinleri tüketmelidir:

  • Formül süt (günde 500 -1200 ml)
  • Ekstra su (ılıman iklimlerde 2-3 çay bardağı/gün, sıcak iklimlerde 4-6 kap/ gün)
  • Elzem yağ asitleri (hayvansal kaynaklı besinler, balık, sıvı yağlar gibi)
  • Yeterli demir (hayvansal kaynaklı besin, zenginleştirilmiş besin ya da suplement)

 

(Bir önceki yazı: Nutricia ile ilk 1000 Gün Mucizesi- Hamilelik )

(Bir sonraki yazı: Ek Besine Geçiş Döneminde Beslenme – Nutricia ile İlk 1000 Gün Mucizesi)

 


1 Yorum

  1. Emziren Anne dedi ki:

    Merhaba Değerli Hanımlar Anne sütü nasıl arttırılır? ; Çemen otu ( meyve ) , Keçi Sedef Otu ( çiçek ),Anason (meyve), zencefil (kök ), Nane (yaprak),Ihlamur (çiçek),Hayıt(yaprak),Rezene(Meyve),Dereotu(yaprak),Isırgan(yaprak),Frenk Kimyonu (meyve),Hint Cevizi (Muskat-meyve),Papatya (Çiçek), Melisa (yaprak)
    bu bitkiler yeterlidir ve sağlıklıdır. Tüm bu bitkilerin içerdiği bitki çayı olan ” naturpy milk tea ” ürününü sizlere tavsiye ederim.
    Kendi markası olan siteden yada hepsiburada,n11,gittigidiyor gibi dev alışveriş sitelerinden temin edebilirsiniz. Kullanıp memnun olan
    çok anne tanıyorum. Emziren anneler bu dediğim bitkilerden faydalanıp kendileri de çay yapabilirler. Bu bitkiler zararsızdır ama bilinçsiz
    kullanılan bitkiler zarar verir bu yüzden bahsetmiş olduğum bitkileri kullanmanızı tavsiye ederim.

    Saygılarımla

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.