Sizlere her zaman severek önerdiğim Lansinoh, 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Emzirme Haftası’na özel bir araştırma yapmış. Bebeğin fiziksel ve psikolojik gelişimi için oldukça önemli olan “emzirme” hakkında yapılan bu araştırma, bakın günümüz annelerinin emzirme alışkanlarını ve emzirmeye yönelik tutumları hakkında neler gösteriyor.

Hamilelikte doğum ve çocuk bakımı konusunda fazlaca araştırma yapan anneler genelde emzirme konusunda endişeli bir tutum gösteriyorlar. “Acaba sütüm gelecek mi?”, “Emzirmeyi başarabilecekmiyim?” soruları, doğumun yaklaştığı haftalarda akıla düşüyor. Bebeğinin sağlığına ve psikolojik gelişimine önem veren anneler, her konuda olduğu gibi bu konuda da kendini eğitmeli ve gerek kurslar, gerekse araştırmalar ile gerekli donanımı edinmelidir. Genelde doğumdan itibaren bebeklerde memeyi tutma ve doğru pozisyonu bulma konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Bunun için annenin yardımına ihtiyaç duyuyor. Yanlış pozisyonda emdiği sürece de annelerde meme ucu yaraları baş gösteriyor. Bu hem anne hem de bebek için sancılı bir süreç oluyor. Bir süre sonra her iki tarafta profesyonelleşiyor ve doğru emzirme şekli bulunuyor.

Emzirme dostu Lansinoh’un yaptığı araştırmaya göre; İngiltere, Amerika, Brezilya, Çin, Fransa, Almanya, Macaristan, Meksika ve Türkiye olmak üzere 9 ülkede, 18-40 yaş arasında, bebeği 2 yaşının altında olan 13 bini aşkın anne ve hamilelerin katıldığı araştırma sonuçları, dünya genelindeki farklılıkları ortaya koyarken, bir yandan da emzirmenin evrensel bir deneyim olduğunu gösteriyor.

Anneler, “bebekleri daha sağlıklı olsun diye” emzirmeyi seçiyor

Lansinoh tarafından yapılan araştırmada, annelere neden emzirmeyi seçtikleri sorulduğunda, araştırmaya katılan tüm ülkelerde, annelerin büyük bir çoğunluğu “bebeğimin sağlığı için” yanıtını verdi.

Bebeklerinin sağlığı için emzirmeyi seçen annelerin oranı en yüksek Brezilya’da yüzde 91, en düşük Fransa’da yüzde 76. Türkiye’de ise bebeğimin sağlığı için emziriyorum diyen annelerin oranı yüzde 89.

Araştırma yapılan tüm ülkelerde annelerin çok büyük bir bölümü kendileri emzirmiş olsalar da olmasalar da “emzirmek bir bebeği beslemenin en doğru yoludur” diyor. Türkiye’de bu oran yüzde 96,8.

Annelerin ideal emzirme süreleri ve bu hedefleri gerçekleştirme oranları ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor ancak Türkiye bir istisna!

Lansinoh’un araştırmasına göre; yedi ülkedeki (Brezilya, Çin, Almanya, Macaristan, Meksika, İngiltere ve ABD) annelerin büyük oranı ideal emzirme süresinin 6-12 ay olduğunu belirtiyor. Fakat sadece Çin’de anneler bu hedeflerini yüksek oranda gerçekleştirebiliyor.

infografik _ toplum içinde emzirmek

Fransa’da ise hem hedeflenen emzirme süresi oldukça kısa 3-6 ay, hem de bu hedefi gerçekleştirebilen annelerin oranı sadece yüzde 31.

Türkiye ise bu konuda bir istisna. Annelerin yüzde 53’nün hedeflediği emzirme süresi 12-24 ay ve yüzde 43 oranında bu hedef gerçekleşiyor. (Dünya Sağlık Örgütü ilk altı ay sadece anne sütü, sonrasında da ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar anne sütü verilmesini öneriyor.)

Peki neden 2 yaşına kadar değil?

1 yaşından sonra emzirilmeye devam edilen çocuklarda genel gelişim problemleri baş gösteriyor. Memeye bağımlılık ortaya çıkıyor ve çocuklarda yemek yemek yerine meme emmeyi tercih etme durumu başlayınca beslenme sorunları doğuyor. Sütten yeterli besini alamaması durumunda vitamin ve demir eksikliğine sebep oluyor. Anne sütünün kalitesi tabii ki tartışılmaz fakat süt, annenin beslenmesi ile doğrudan ortantılı olduğu için, çoğu durumda 1 seneden sonra sütün kalitesi yavaş yavaş azalıyor. Eğer çocuk yeterli protein, vitamin, kalsiyumu ek besinlerden almıyorsa fiziksel gelişimi geriliyor. Doğal yollardan almak yerine, yapay vitamin ve demire yönelmek zorunda kalındığında ise bu çok daha can sıkıcı oluyor. Her besinin doğal yollardan alınması gerektiği yine, Dünya Sağlık Örgütünün araştırma sonuçlarıdır. Dolayısıyla araştırmalara ters düşen durumlar oluşuyor.

1 Yaşında hala meme emen çocuk aynı zamanda kesintisiz uyuyamıyor, sürekli meme arıyor ve memeyle uykuya dalıyor. Bu sebeple sabah uykusunu alamayan çocuk, huysuz oluyor ve sosyal adaptasyon sorunu yaşıyor. Çocuğun sürekli memeye odaklı olması, sosyal ilişkilerinde ve oyuna odaklanmada problemler yaratıyor. Arkadaşlık kurmada ve hayata adaptasyonda zorlanıyor. Çocuk sosyalleşemiyorsa anne de sosyalleşemiyor, çocuk uyumuyorsa anne de uyumuyor. Bu %100 çocukta buna sebep olmuyor ama sosyal – uyku ve yeme problemlerinin genelinde meme emme de bir etken olarak yer alıyor.

infografik _ emzirme zorluklar? _ gece yar?s? uyanmak

Tüm dünyada annelerin ortak sorunu “gece emzirmek için uyanmak”

Araştırmaya katılan dokuz ülkede de; “gece emzirmek için uyanmak”, emzirme zorlukları konusunda verilen en yaygın üç cevap arasında yer alıyor. Türkiye’de emziren annelerin yüzde 37,7’si bunun kendileri için en büyük zorluk olduğu görüşünde. Türkiye’deki emzirme zorluğu konusundaki en yaygın cevaplar ve oranlar ise şu şekilde: Toplum içinde emzirmek zorunda kalmak (yüzde 30,5) , emzirmeye bağlı yaşanan ağrılar (yüzde 30,2).

Alman anneler hariç tüm yeni annelerin kabul ettiği gerçek: Suçluluk duygusu

Lansinoh’un emzirme araştırmasında, annelere “bebeğinizi emziremeseydiniz kendinizi suçlu hisseder miydiniz?” sorusuna 9 ülkenin 8’inden çok yüksek oranda “evet” cevabı geldi. Sadece Almanya’daki anneler yüzde 61 oranıyla “hayır” dedi. Türkiye’de ise “Emziremeseydim kendimi suçlu hissederdim” diyen annelerin oranı yüzde 91.

Toplum içinde emzirmek en çok Türkiye’de “yanlış” bulunuyor

Araştırmaya göre; Çin ve Fransa, toplum içinde emzirmeyi en yüksek oranda “utandırıcı” bulan ülkeler. Diğer yandan; İngiltere, ABD ve Brezilya’daki annelerin büyük çoğunluğu toplum içinde emzirmenin “tamamen doğal” olduğunu düşünüyor.

Toplum içinde emzirmenin en yüksek oranda “yanlış” olduğunu belirten ülke ise Türkiye (yüzde 20).

Türkiye’de toplum içinde emzirmeyi “utandırıcı” bulanların oranı yüzde 17; “yanlış” bulanların oranı ise yüzde 20 olarak karşımıza çıkıyor. Toplum içinde emzirmeyi “tamamen doğal” bulanların oranı yüzde 38 iken, Türk annelerinin yüzde 25’i toplum içinde emzirmeyi “kaçınılmaz” buluyor.

Araştırmaya katılan ülkedeki annelerin ve anne adaylarının büyük çoğunluğu göğüs pompası kullanıyor ya da kullanmayı düşünüyor

Lansinoh’un emzirme araştırmasına göre; Türkiye’de bu oran yüzde 72,6. Göğüs pompası kullanan ya da kullanmayı düşünen annelerin oranı yüzde 85 ile Çin’de en yüksek, yüzde 65 ile Fransa’da ise en düşük.

Araştırmayla ilgili yazılarım devam edecektir. Lansinoh ile ilgili daha fazla bilgi sahibi olmanız için size kısaca Lansinoh’tan da bahsetmek isterim.

Emzirme ürünleri grubunda dünya lideri olan Lansinoh, bebeklerin daha uzun süre anne sütü ile beslenmesi için çalışıyor. Bundan tam 30 yıl önce Amerika’da emziren bir annenin hiç bir yerde bulamadığı saf lanolin içerikli meme ucu kremini yaratması ile başlayan Lansinoh firması, bugün 60’a yakın ülkede faaliyet göstermektedir.

Annelerin bebeklerini daha uzun süre emzirebilmeleri için, birçok ürün geliştiren markanın ürün portföyünde; dünyanın en saf ve en güvenli meme ucu kremi HPA® Lanolin, göğüs pompaları, göğüs pedleri, süt saklama poşet ve şişeleri, göğüs ucu çıkarıcı, sıcak soğuk göğüs terapi pedleri ve temizleme mendili gibi ürünler bulunmaktadır.

Detaylı bilgi için; www.lansinoh.com.tr, facebook.com/lansinoh, twitter.com/LansinohTR

Sevgilerimle,

Socialmom


Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.