Kozmetik dediğinizde binlerce çeşit ürün içerisinde herkesin bütçesine uyacak elbet bir marka vardır. Eğer markanın tutkunuysanız her ürününü alır kullanırsınız. Ama en iyi ürünü bulmaksa amaç, her fiyattaki ürünü deneyip sizen en uygun olan ürünü seçersiniz. Ben 2. gruptanım. En ucuzundan en pahalısına her ürünü kullanmışımdır. Peki ucuz ile pahalı olan arasındaki fark nedir? Kozmetik sektöründeki pahalı markalar elbette büyük araştırmalar ve deneyler sonucunda ürünü geliştirip piyasaya sunuyorlar. En doğal ve en hafif içeriği seçtiklerini biliyorum. Bir pudra üretirken, hem UV ışınlarından koruyucu özelliği olan, hem ton eşitlemesi olan, hem cildin ph dengesini bozmayacak, hem cildi besleyecek, hem yüzde bir tabaka gibi durmayacak şekilde, hem kapatıcılığı olan hem de gün içerisinde cildinizin ürünü kusmayacağı şekilde tasarlıyorlar. Bir de yeni moda olan yaşlanma karşıtı içerik var tabii. Bu bahsettiğim yalnızca bir pudra, ama birçok özelliği var değil mi? Fiyatı daha uygun olan ürünlerde ise bu kadar özellik bir arada olmuyor. Denedim, biliyorum. Ya sürdükten 1 saat sonra cilt ürünü kusuyor, tabaka tabaka bir görüntü oluşuyor. Ya kaşınma yapıyor, ya 3-4 kullanımdan sonra ciltte pul pul bir görüntü oluyor. Ya çabuk bozuluyor ya da taşlaşıyor. Tabii bunlarda kullanıcı hatası olması da çok mümkün. Eğer pudra süngerinizi düzenli olarak temizlemiyorsanız, allık fırçanızı yıkamıyorsanız, ya da pudranızı nemli cilde sürüyorsanız, ürünü güneşte ya da nemli bir ortamda muhafaza ettiyseniz içeriği bozuyorsunuz ve üründen beklediğiniz etkiyi alamıyorsunuz.
 
 Kullandığım ürünlere geçmeden önce benim makyaj maceramdan bahsetmek istiyorum. Hepinizin sıklıkla sorduğu cildime nasıl sahip olduğumu anlatmak istiyorum.
– Genetik faktör: Doğum sonrası nasıl zayıfladığımı anlattığımda da genetiğin etkisinden bahsetmiştim. Yine cilt için de aynı şeyi söyleyeceğim. Annenizin cildi nasıl ise sizin de öyle oluyor. Tabii %50 faktör eğer genetikse %50 de kullandığınız cilt ürünleri ve makyaj malzemeleriniz. 
– Kullandığınız cilt ürünleri ve nasıl kullandığınız çok çok önemli. Örneğin ben haftada 2 gün mutlaka peeling yapıyorum. Akne problemi olmayan dönemlerde uygulamanız gereken, nemli ve temiz cilde elinizle yaptığınız 3 dakikalık bir peeling cildinizi ölü hücrelerden arındıracaktır. Hemen ardından hafif bir nemlendirici uygulamanızı öneririm.
 
– Nemlendiricinizi seçerken mevsim koşullarını unutmamanızı tavsiye ederim. Yazın farklı – kışın farklı nemlendirici kullanırsanız cildinizin nem dengesini sağlamanız çok daha kolay olacaktır. Kışın daha yoğun bir nemlendirici seçebilirsiniz, yazın ise güneşten koruma özelliği olan daha hafif bir nemlendirici yeterli olacaktır.
 
– Makyajınızı temizlemeden asla uyumamalısınız. Gün içerisinde uzun saatler makyajlı kalmamalısınız. Makyaj yüzünüzdeyken cildiniz cıplak hali kadar nefes alamıyor. Bu sebeple cildinizi mümkün olduğunca çıplak bırakın. Özellikle spor yaparken, efor sarfederken cildinizdeki gözeneklerden de cilt hava almaya çalışır, eğer makyaj var ise oksijen geçemez.
– Peeling, nemlendirici, yüz yıkama jeli, tonik, göz altı kremi, gece kremi, gündüz serumu, gece serumu, c vitamini serumu… Ne kadar çoklar değil mi? Bunu bir erkek okuduğunda hayretle bakıp diyor ki ne gerek var bu kadar şeye… Düzenli olarak kullandığınızda cildinizin kalitesine siz bile inanamayacaksınız!
 
– Tonik kullanımı yıllardır çok yaygındır. Fakat tüm ürünlerde olduğu gibi bunda da doğru ürün seçimi ve uyguladığınız kombinasyon cilt bakımı çok önemli. Eğer peeling yapmıyorsanız kullandığınız toniğin bir faydasını göremezsiniz.
– Makyajınızı silerek değil, yıkayarak çıkarmanızı tavsiye ederim. Ben bunun için ciltteki yağ dengesini sağlayan bir yüz yıkama jeli kullanıyorum. Kalan göz makyajını ise H2o solüsyon ile çıkarıyorum. 
Peki cildim için hangi ürünleri kullanıyorum?
(Not: Bu ürünler herkeste aynı etkiyi yaratmayabilir. Önemli olan düzenli kullanım ve cildinize doğru ürünü seçmektir.)
 
 
 
Yukarıda gördüğünüz Bioderma‘larım benim vazgeçilmezlerim!!! Bunlar olmadan ne seyahate, ne de biryere kalmaya giderim. Çünkü gelişim döneminde cilt problemlerimi birtek bu ürünler düzeltti.
Sırasıyla; 
Sebium H2o, makyaj kalıntılarını silmek ve günlük cilt temizliği için birebirdir! Banyo yaptıktan sonra bile yüzümü bununla siliyorum ve hala makyajımın tam olarak temizlenmediğini farkediyorum.
Bioderma Atoderm kremi, benim doğum sonrası yaşadığım alerjik cilt problemlerime özel kullandığım nemlendiricim. Dönem dönem cildim kaşıntı, kabarma, kuruluk gibi alerji belirtileri verdiğinde bu ürünü nemlendirici olarak kullanıyorum. Normal zamanlarda ise Hydrabio Light ürününü kullanıyorum. Hafif yapısı sayesinde cildim yağlanmıyor. 
Sebium yüz yıkama jeli hem günlük cilt temizliği için hem de makyajınızı çıkarmak için kullanabileceğiniz bir yüz yıkama jelidir. Gece gündüz bunu kullanıyorum ve cildimin yağ dengesini koruyor.
Hydrabio Peeling ise 3 aydır kullandığım bir ürün. Öncesinde Kiehls’in deniz kabuğu içerikli peelingini kullanıyordum. Biraz tahriş ettiği için daha yumuşak formda bir ürüne geçtim. Şuan çok memnunum, gelişmeleri yazarım 🙂
 
 
Yukarıda gördüğünüz ürünler son 1 senedir özel bakım için kullandığım ve oldukça faydasını gördüğüm ürünlerdir. Darphin’in bir etkinliğinde yaş 30’a yaklaşınca cilde özel bakım uygulamak gerektiğini öğrendim. Bu sayede yaşlanma belirtilerini en aza indirebilir hatta durdurabilirsiniz. Antiaging kremleri için daha çok 30 hatta 35 sonrasını beklemeyi düşünüyorum. Belkide hiç gerek kalmaz 🙂
Kiehls Midnight Recovery Serum hakkında bu yazdığım sanırım 3. yazı olabilir. Öylesine aşığım kendisine 🙂 Cildin geceleri yenilendiğini düşünürsek, geceleri cildimize  hiçbirşey sürmeden yatmak adeta bir delilik oluyor. Bu sebeple mutlaka yenileyici gece serumu kullanmalısınız. Ben Kiehls’in bu ürününden oldukça memnunum, tavsiye ederim. 
Darphin Vital Skin serisinin gündüz serumunu nemlendirici öncesi sürüyorum. Cildin esnekliğini toparlıyor. Müthiş bir kokusu var!
– Haftada 3 gün, sabahları Vital Skin serisinin mandalina kokulu energizing serumunu kullanıyorum. Mandalina bahçesinin içine düşmüşsünüz gibi oluyor.  
– Haftada 2 Bioderma Hydrabio ile peeling yapıyorum fakat bazen o kadar vaktim olmuyor ve Darphin Vital Skin’in peeling özelliği olan gece kremini sürüyorum. Cildi ovuşturmadan peeling yapma özelliği var. Adeta bir prenses gibi hissettiriyor 🙂
– Yazın mutlaka güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş koruma faktörlü bir nemlendirici kullanmalısınız. Bunun için beni Darphin’in SPF 50 faktör Vital Protection Age Dfying Nemlendiricisi ile tanıştıran Darphin’e çok teşekkür ediyorum. İncecik yapısı sayesinde yüzünüzde bir tabaka oluşturmuyor ve kolayca sürülüyor. 
 
Peki makyaj malzemeleri olarak neler kullanıyorum??
 
Göz makyajı benim için vazgeçilmez bir detaydır. Hiçbirşey yapamasam mutlaka gözüme bir kalem çekerim. Bunun için yüzlerce ürün denedim. Çok şaşıracaksınız belki ama tek memnun kaldığım Golden Rose‘un bir rastlantı sonucu alıp denediğim göz kalemi oldu. Asla akmıyor, bulaşmıyor ve waterproof olmadığı halde kolayca çıkmıyor. Koyu siyah ve gözün içine de kolayca uygulanıyor.
(Not: Eğer almayı düşünürseniz göz kaleminin üzerinde “Eyeliner” yazıyor olmasına dikkat edin.)
 
 
Göz kaleminin akmaması için size bir tavsiyem olacak. Kaleminizi çektikten sonra mutlaka üzerinden resimdeki gibi bir fırçayla, siyah far ile geçin. Aynı şekilde gözünüzün içine çektiğiniz kalemin de üzerinden siyah far ile geçerseniz gün boyu akmadığını göreceksiniz.
Far seti olarak en sevdiğim ürün, en güzel renkleri bir araya toplamış olan Calvin Klein‘ın siyah ve lila tonlarında farlarının bulunduğu settir. Hem çok kalıcı, hem bulaşmıyor ve çizgi çizgi durmuyor. Bir diğer favorim de Sephora ürünleri tabii ki. Bende her renk farı bulunur. 
Bir diğer konu da eyeliner! Benim oldukça sevdiğim ve araba kullanırken bile kolayca uygulayabildiğim, el alışkanlığında bir numaraya ulaşmış olduğum makyaj malzemesi! İşin sırrı pratikte! Size en çok yakışanı dene- yanıl yöntemiyle bulacaksınız. (İpucu: Kuyruk kısmını gözünüz açıkken çekin.) Bu konuda en kolay uygulayabileceğiniz ürün Oriflame’in The One serisinin Eyeliner‘ı. Özelliği keçeli kalem şeklinde olması. (Benzerini Nars ve Mac’te de bulabilirsiniz)
Göz makyajının en değerli üyesi ise Mascara, yani rimeliniz. Rimelde de piyasadaki tüm ürünleri denedim. Bu işin kralının Dior- Dior Show olduğunu kolaylıkla söyleyebilirim. Fakat fiyatı yüzünden sıklıkla tercih etmiyorum. Geçenlerde denediğim Oriflame The One serisinin rimeli de oldukça hoşuma gitti. Tavsiye ederim…
 
 
Kapatıcı sorunsalı hepimizin ortak noktası olduğunu biliyorum. Akneler, ciltteki ton dengesizliği, göz altı morlukları derken kapatıcı, makyajın fonu oluyor. Fon düzgün olmaz ise sergilediğiniz her ne ise yeterli şıklıkta durmaz. ( Makyör Rifat Yüzüak’ın Oriflame The One ürünlerinin tanıtımında söylediği ve aklımdan asla çıkmayan sözü 🙂 Ben fon için günlük makyajımda yalnızca pudra kullanıyorum. Pudrada tek tercihim Clinic (resimde yok). Kapatıcı özelliğinden oldukça memnunum. 
Fotoğraf çekiminin olacağı ya da gece makyajında tercihim ise Kryolan ürünleri ya da Darphin Melaperfect fondöteni. Melaperfecti aynı zamanda günlük makyajınızda da rahatlıkla kullanabilirsiniz çünkü incecik bir fondöten. 
 
Kryolan ürünleri ise yüzünüzde bambaşka bir görüntü yaratıyor. Tam bir Barbie makyajı görüntüsü veriyor. Günlük hayatta tercih etmiyorum çünkü cilt o makyaj ile gün ışığının altında çok yapay duruyor.
Gece makyajında göz altı kapatıcısı olarak yine Kryolan tercih ediyorum. Ürünü bir fırça ile ve çok ince uygularsanız çok daha doğal bir görüntü veriyor. 
Ufak cilt kusurlarını kapatmak için kullandığım ürün Oriflame’in 3 renkli kapatıcısı. Yeşil olan kırmızı sivilce lekeleri için,Pembe olan mor göz altı halkalarını kapatmak için ve açık renk olan ise aydınlık vermek için. Bu ürün bir harika!
 
 
 
Yazın Pudra olarak Dior‘un resimdeki Terracota‘sını kullanıyorum. Bundaki tüyo ise simli bir ürün olmaması ve cilt tonunuzdan çok koyu olmaması gerekiyor. Bronz bir tende adeta altın etkisi yaratmak için ise Guerlain Princess Powder ve Lancome Star Bronzer‘ı şiddetle tavsiye ederim! 
 
Allık olarak yıllardır severek kullandığım doğal pembelik veren Yves Saint Laurent‘in pembe toz allığını tavsiye edebilirim. Kapağında ayna olduğu için ve fırçaya gerek duymadan uygulanabildiği için ben kendisini çok seviyorum. 
 
Allık fırçası, far fırçası, kaş fırçası vs. için tüm fırça setimi Dior’dan almıştım. Çok memnunum. 3 senedir kullanıyorum henüz hiçbir yıpranma belirtisi olmadı. (Freeshopta bulabilirsiniz)
 
Sevgilerimle,
Socialmom


2 Yorum

  1. betül alatlı dedi ki:

    Merhaba Çağla hanım, Darphin’in Vital Skin’in peeling özellikli gece kremini kullandığınızı yazmıştınız. Benim de böyle bir ürüne ihtiyacım vardı ancak eczacı böyle bir ürün olmadığını söyledi. Acaba adını mı yanlış yazdınız veya bir görselini koyabilir misiniz?

  2. tuğba dedi ki:

    çağla ablacım merhaba, sürekli sitenize girip bakıyorum ama makyaj bölümündeki resimler çıkmıyor neden acaba 🙁

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.