Çocuğunun mutluluğu benim her fırsatta dile getirdiğim bir esas,danışanlarım ve okuyucularım bunu yakından bilir. Dolayısıyla doğumdan itibaren her geçiş döneminde öncelikle çocuğun hazır olması, ardından da annenin hazır olması en büyük tavsiyemdir. Ben tuvalet eğitimi, uyku eğitimi gibi “eğitimlere” karşıyım, bunu her fırsatta dile getiriyorum. İşi doğal sürecine bırakmaktan yanayım. Bu tarz “eğitimlerin” çözüm sürecinde strese giren anne çocuğu da strese sokuyor ve çocukta travma yaratıyor. Halbuki çocuk hazır olmayabilir, değil mi?..

Bana danışan anneler hep şunları söylüyor; “Çişini oturağa yapıyor ama kaka yapmak istemiyor”, ” “Hep deniyoruz bir türlü bezi bıraktıramadık”, “Kardeşi 20 aylık bırakmıştı oğlum 25 aylık oldu hala bırakmadı”, “Oturağı oyun haline getirdi, oturak dışında her yere yapıyor”. Bütün bunlar çocuğun henüz hazır olmadığı sinyalini veriyor. Eskiden tıbbi sınır 36 ay iken şimdi artık doktorlar çocukların, 48 aya kadar bezi bırakmak istememelerinin doğal olabileceğini söylüyorlar. 48 Ayı aşan durumlarda ise bir pedagoga danışılması gerekiyor. (Ufak tefek kaçırmalar küçük yaşlarda her daim normal karşılanıyor bununda altını çizmek isterim)

Biz anneler, toplum baskısı sebebiyle büyüklerimizin ve etrafımızdaki diğer annelerin sözünü dinlemeye ve ona uygun hareket etmeye meyilliyiz maalesef. Halbuki her çocuğun gelişimi birbirinden farklıdır. Memeden kesmek, bezden kesmek, biberonu bırakmak, konuşma gelişimi, yürümeye başlaması bunların hepsi çocuktan çocuğa değişen faktörlerdir. Bunun en büyük örneği aynı ailenin eğitimini, genlerini almış kardeşlerin farklı gelişim göstermesidir. Öncelikle, etraftan gelen sözlere kulaklarımızı tıkayacağız ve ardından çocuğumuzdan gelen sinyalleri doğru okuyacağız. Bezi bırakmayı önce çocuk istemelidir, biz annelere düşen ise onların bu geçişinde onlara destek olmaktır, yardımcı olmaktır.

Bu sene haftada 3 yarım gün kreşe başlayacağı için bez durumunu çözersek iyi olacağını da düşünerek, Kivi’den gelen sinyalleri dikkate aldım.

Kividen gelen sinyaller nelerdi?

– Bezi çıkarmak istemesi

– Her bez değişiminde kopan kıyametler

– Tuvaletini yaptıktan sonra hemen bezini çıkarmamı istemesi

– Evin içerisinde sürekli kovalamaca oynamamız

 

Fakat şöyle birşey vardı ki Kıvanç günde 3- 3,5 litre su içiyordu. Bunun memeden kestikten sonra yaşadığı oral tatminsizlikten kaynaklı olduğunu biliyordum. Biberonu emerek kendini rahatlatıyordu. Yoksa hiçbir çocuk gecede 1 litreye yakın suya ihtiyaç duymaz. Peki gecede 4 bez değiştirmemize ve yatakların ıslanmasına sebep olan bu alışkanlıktan nasıl vazgeçirecektim? Tabii ki instagramdaki annelere sordum. Ve Neslihan hanımdan biberonu bırakıp bardağa geçersek bu sorunun çözüleceği fikri geldi İlk gece memeden kesme gibi zorlandık. Ağladı, isyan etti, bardaktan içmek istemedi, biberon diye ağladı ama sabaha karşı gayet güzel içti suyu bardaktan. 2. gece yalnızca uyanıp yarım bardak su içti. Ve şimdi her gece ya 1 kez uyanıyor ya hiç uyanmıyor. Suyunu içip yatıyor. Biberon sorununu çözünce çiş miktarı da azaldı. Deneme vakti gelmişti…

Ama bütün bunların yanında, kesinlikle tuvalete ya da oturağa oturmuyordu. 18 Aylıkken aldığımız oturak evde yalnızca sandalye amaçlı kullanılıyordu, ya da basket potası 🙂 Ne yapmam gerektiği hakkında çok düşündüm. Ben aslında bezden kesmek için küçük olduğunu düşünüyordum çünkü Çocuk Doktorumuz Sevgili Zerrin Özdoğan, çocuklarda tuvaletini tutma kaslarının tam 24 aylıktan itibaren çalıştığını söylemişti. Kıvanç henüz 23 aylık olduğu için hiç girişmemekten yanaydım.

Evde olduğumuz günlerde, bez bağlama kavgasından sıkılıp ara sıra altını açık bıraktım ve tuvaletini yapmamasını tembihledim. Yapacağın zaman bana söyleyebilirsin dedim. Tabii ki söylemedi ve birkaç kere kaçırdı. Sorun yapmadım bezini bağladım. Daha sonra eşimin kampta olması sebebiyle babannemizde kaldık. Kayınvalidem orada denemeye devam etmeyi teklif etti ve gün içerisinde sürekli bezsiz, yalnızca çamaşırla durdu. Oturaktan korkabilir diye (erkek çocuğu olma avantajını kullanarak) kavanoza yapmasını teklif ettik. Bu fikir çok hoşuna gitti çünkü kavanozu daha sonra birlikte tuvalete boşalttık ve sifona basmasına izin verdim. Öğle ve gece uykusunda o uyuduktan sonra altını bağladık, uyandığında açtık. Bu 3 gün boyunca genel olarak evdeydik ama dışarı çıkacağımız zamanlarda altını bağladık. Çiş kısmını bu şekilde çözdük. Sıra geldi kaka kısmına. Kıvanç saatli bir çocuktur, ne zaman acıkacak, ne zaman susayacak, ne zaman uyuyacak, ne zaman kaka yapacak biliyorum. Fakat kavanoza kaka yapamayacağından öncelikle oturağa alışması gerekiyordu. Erkek çocukları her ne kadar ayakta çiş yapmaya alıştırılmış olsa da sağlık açısından doğru olanı oturarak yapmalarıdır. Yani zaten oturarak çiş yapmaya alışması gerekiyordu.

Doğru oturak seçimi nasıl yapılır?

En doğrusu, en sade, en basit oturağı almaktır. Çünkü birgün oturaktan, tuvalete zorunlu geçiş yapacaksınız. Oturak ne kadar şaşalı olursa o kadar vazgeçilmez olur, unutmayın. Direk tuvalete alışmasını istiyorsanız ve çocuğun tuvalet korkusu yoksa bunun için de her tuvalete uyan adaptörler bulunuyor. Bu küçük klozet kapakları da işinizi görecektir. Tabii çocuğun o adaptöre ulaşabilmesi için aşağıdaki görseldeki gibi bir yükseltici de almanız gerekir.

122287757_tn70_0

 

Baby-Bjorn-toilet-thumb

 

Hem dışarıya çıkarken kolaylıkla taşıyabileceğiniz bir oturak, hem de tuvalet adaptörü kullanmak isterseniz aşağıdaki modelde çok işlevsel 😉 ( Marka: Potette, carrypotty olarak birçok bebek marketinde bulabilirsiniz)

Potette_plus

 

 

Tuvaletini yaparken tablet, oyuncak vs gibi şeyler vermemek gerekiyor ki çocuk tuvaletini yaptığını farketmeli. Eğer oyalamanız gerekiyorsa tuvalet eğitimi hakkında piyasada bulunan çocuk kitaplarını alabilirsiniz.

Tuvalet korkusuna dair çok güçlü tezleri olabileceğini de unutmayın. Altında yatan sebebi bulmak için kendisiyle konuşun. Örneğin Sevgili arkadaşım Derya’nın oğlu Mehmet Aslan oturak kullanıyordu ve tuvalete oturmak istemiyordu. Annesi kendisine sorduğunda çok mantıklı bir sebep söyledi. “Ama annecim, köpekbalıkları su da yaşar. Tuvalette de su var, yani tuvaletten köpekbalıkları çıkıp popomu ısırabilir!” Evet bu ona göre çok mantıklı bir sebepti. Daha sonra annesinin mantıklı açıklaması karşılığında ikna oldu ve tuvalet ile barıştı. :)) Konuşarak çözmekte fayda var!

 

Eve döndüğümüzde evdeki oturağımızı salona koydum ve bezini bağlamayacağımı söyledim. Tuvaletin geldiğinde çamaşırını çıkarıp oturabilirsin dedim. Ve pekiştireç olarak en sevdiği şey olan dondurmayı teklif ettim. Bu tarz geçiş dönemlerinde çocuklara pekiştireç olarak sevdiği bir yiyeceği ya da oyuncağı ödül olarak sunabilirsiniz. Fakat ipin ucunu kaçırmamak için, alışkanlık güçlendikçe eylemin doğallığını kavraması açısından pekiştireçi yavaş yavaş unutturmanız gerekir.

“Eğer bugün tüm çişi, kakayı oturağına yaparsan, yerler hiç çiş olmazsa akşam gelirken babadan dondurma almasını isteyebiliriz” dedim. Rüşvete oldukça açık olduğu için hiç itiraz etmedi. Ve birkaç damla çiş kaçırma dışında sözünü tuttu 🙂 Tabii biz de… Geceleri çoğu zaman uyanmıyor, dolayısıyla çişte yapmıyor. Ama uyandığında da kaldırıp oturağa oturtuyorum çişini yapıp uyuyor. Her ihtimale karşı su geçirmez alezler yatağımızın altında hazırda bekliyor tabii. 🙂

İşin tüyosu tamamen hazır olduğu anı beklemek ve çocuğunuzdan gelen sinyalleri doğru okumak…

Bir zorlu adımı daha böyle atlatmış olduk… Darısı her anne- bebeğin başına!

 

Tuvalet eğitimi hakkında yazdığım diğer yazıyı görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

http://www.socialmom.com.tr/tr/bebek/tuvalet-egitiminin-abcsi/

 

Sevgiler,

Socialmom


Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.