Bu yıl sanırım artık 30’lu yaşlara yaklaşmanın ve anne olmanın verdiği bir olgunluk var üzerimde. Herşeye çok daha farklı bakıyorum. Aile, eş, dost, arkadaşlık, iş, özel günler… Eskisinden farklı anlamları var benim için. Sanırım büyüdükçe değerler daha önem kazanıyor. 
Oğlum doğduğunda, daha ilk günden kendine aşık etti. Öyle bir aşk ki beni ancak bu duyguyu yaşayan anlar. Evlat aşkı eminim herkeste aynı değerde oluyor. Annelerin gözlerinde görebiliyorum bunu! 1. Senesinde evet herşey çok yorucuydu. Gazı, dişi, hastalıkları, kucaktan inmemesi, uyumaması, hayata adapte olmaya çalışan minnacık bir beyin. 1. Yaşgününden sonra herşey çok daha keyifli bir hal aldı. Çünkü onunla paylaşımlarımız arttı. Artık gözlerime daha anlamlı bakıyor. Beni dinliyor. “Bana öğret” diyor. Evet kelime olarak söylüyor bunu. İlgisini çeken ve anlamlandıramadığı birşey gördüğünde “Anne bu ne bana öğret” diyor. Onun bu öğrenme isteği beni herşeyden daha fazla tatmin ediyor. Herşeyi sil baştan yaşıyorum. Konuşmayı, ahlakı, sevgiyi, dini oğlumla birlikte yeniden öğreniyorum. Dişimi fırçalarken daha dikkatliyim, yemek yerken çatal bıçağı doğru kullanmaya daha fazla özen gösteriyorum, ses tonuma, trafik kurallarına çok daha dikkat ediyorum. Çünkü beni sürekli izleyen ve yaptıklarımı, söylediklerimi kaydeden minicik biri var yanımda. Kalbim artık daha hızlı çarpıyor. Onunla birlikte herşeye heyecanlanıyorum. Onun hayat aşkını yakalamaya çalışıyorum. Merakını coşturmak için onun gibi heyecanla konuşuyorum. Uçağı, karıncayı, yoldan geçen otobüsü, dozeri daha çok görüyorum. Varlığı öyle güç veriyor ki, başıma gelen şeyler karşısında artık daha sakinim. Mutluluklarım da, üzüntülerim de artık daha az etkiliyor.   Çünkü en büyük mutlulukta onunla, en büyük hüzün de ancak ve ancak ondan gelir. Daha kıymetli hiçbir şey yok. 
İlk defa bu kadar farkındayım. Güneşli günün, deniz kokusunun, yemyeşil çimlerin, ağaç kabuğunun, kurumuş bir yaprağın, çorba kokusunun, ekmeğin çıtırının, haftasonu kahvaltılarının, uykunun, sevginin sıcaklığının çok daha farkındayım. Yavrumun boynundaki kokunun, ayaklarındaki çizgilerin, tırnaklarının minikliğinin, kaşının-gözünün kusursuzluğunun, kalbinin atışının, göğüsümdeki şefkatin, ellerimdeki gücün çok daha farkındayım. 
 
O büyüyor, biz de onunla büyüyoruz. Kalbimin hacmi büyüyor, çoğu zaman içim içime sığmıyor. Hevesi hiç geçmeyen bir oyuncakmış o… Kokusu hiç bitmeyen bir sabunmuş. Yumuşacık elleri olan bir pamukmuş. Bakışı hiç değişmeyen bir bebekmiş. Bana verilen en güzel sıfatmış “Annelik”. 
 
İyiki Doğmuş, ömrümdeki şu 2 senemi en güzel yıllarım yapmış. 
 
Peki anne- babası ona neden bu sene çok şatafatlı bir doğumgünü yapmamış?
 
1. Yaşgünü, benim için biraz da eşimizin dostumuzun Kıvanç’ı görmesi ve sevmesi için düzenlediğim bir partiydi. Çünkü, yaşadığım ağır lohusa depresyonu ve uykusuzluk yüzünden Kıvanç’ı herkes birtek internetteki fotoğraflarından görebiliyordu. E bir de ilk yaşgünü hepimiz için çok özeldi. 2. yaşgünü ve ömrümüz yeterse, önümüzdeki tüm yaşgünleri, yine çok çok değerli ama ailemizin içinde… Oğlumun en çok bunu görmesini ve öğrenmesini istiyorum. Evet hayatta maddi değerler de çok önemli, ama hiçbir zaman önceliği onlar olmamalı. Bunu annem- babam bana nasıl öğrettiyse, benim de görevim bunu oğluma öğretmek olacak. Kıvanç çok duygusal ve ailesine çok bağlı bir çocuk. Doğduğundan beri herkese gülücükler atan, kibar davranan bir çocuk. Ahlaki değerlerin onun için çok önemli olacağına adım gibi eminim. Fakat nihayetinde “çocuk” ve birgün yaşıtlarının birbirinden şık doğumgünlerini birbiri ile kıyasladığını görünce şu farkındalığı olsun istedim. “Benim doğumgünüm, ilk planda benim ailem için çok kıymetli. Ailem ile sevgi dolu bir kutlama, bir mum üflemek benim için çok daha önemli” diyebilmeli. Ben bir anne olarak her sene konsept arayışına girmek ve her sene üzerine 10 kuruş daha birşey ekleyerek düğün tadında doğumgünleri yapmak istemiyorum. Sırf bu sebepten pastasını bile farklı yaptırdım. Sanırım aynılıklardan da sıkıldım.
Sen sevgili okuyucum, eğer siz de bu furyaya kapılmışsanız, lütfen siz de bu konuyu birdaha düşünün. 
Doyumsuz, maddi değerlere kapılmış, ilişkilerini maddiyat üzerine kurmuş, mutsuz bireyler yetiştirmek çok zor değil. Yoku bilen, ahlakı, vicdanı, olmayana elini uzatmayı, herkesle iletişim kurmayı bilen, önceliği “insan olmak “olan bireyler yetiştirmek bizim elimizde. Şu an o kadar az ki bu tip insanlar. Daha iyi bir dünya için, sevgi dolu bireylerin artması gerekiyor. Çiçek bile yetişmiyor sevgi olmadan.
Bu sebeple, 2. Yaşgününde hatıra kalması için kocaman bir aile çekimi yapalım istedim. Birçok terslik oldu, hava durumu, ilk plandaki fotoğrafçımızın annesinin rahatsızlanması, gecikmeler, aksilikler… Hatta çekim sabahı uyandığımızda anadolu yakasında ciddi kapalı bir hava vardı ve havadurumu yağmur gösteriyordu. Ama canım Belin’ciğim benim tüm karamsarlığımı aldı ve dedim ki “Bu çekimi yapacağız! Kar da yağsa yağmur da yağsa bu çekim olacak!” Ve oldu… Hem de şahane oldu! Nasıl bir enerji yolladıysak, karnındaki meleği ile dua eden Belin’ciğim ve benim pozitifliğim sayesinde güpgüneşli limonata gibi bir hava yakaladık. Şu hayattaki en büyük isteğim, ailemdeki herkesin sağlıkla oğlumu görmesiydi. Şükürler olsun ki bu oldu ve canım annem, babam, kayınvalidem, kayınpederim ve biz çekirdek ailemiz ile çok güzel bir çekim gerçekleştirdik. 
Konsept aklıma nasıl geldiye gelince, ben şu “Save the Date” olayını çok sevmiştim. 5 Eylül Kıvanç’ın doğumgünü ama aynı zamanda 10 Eylül de bizim evlilik yıldönümümüz oluyor. Bir ortasını bulup 7 Eylül’de çekimi yapıp iki günün anlam ve önemini birleştirdik 🙂 Herkesin beyaz giyinmesini istedim ve annemleri paniğe sürükledim. Annem, kayınvalidem ve ben “uçuş uçuş beyaz elbiseler” aramaya koyulduk. Babam, Kayınpederim, Yamaç ve Kıvanç da beyaz keten gömlek ve bej şort giyeceklerdi. Hayalimdeki karede o vardı. 
Biz ailece bayılırız kutlamalara, fotoğraf çekimlerine, eğlenceye. (Bakınız: Düğün yazısı) O yüzden “hadi çekim var!” dediğimde kimse yok demedi 🙂 
Birbirinden güzel fotoğraflarımızı Sevgili arkadaşım Belin Rodikli çekti. 
www.belinrodikli.com
Instagram: @belinrodikli
Bu yazıya yetişmeyen, ileriki günlerde tamamını yayınlayacağım, çekim gününe ait kısa filmimizi Sarper Kesim çekti. 
http://www.sarperkesim.com/
İnstagram: @sarperkesim
Fotoğraflardaki giysilerimiz:
Socialmom:
Bustiyer : Twist Türkiye (http://www.twist.com.tr/)
Etek : Ezgi Emrealp ( www.ezgie.com )
Instagram: @ezgiemrealp
Saç Aksesuarı : Deyzi Asael ( Instagram: @deyziasaelheadpieces)
Makyaj : Mac Cosmetics 
 
Yamaç:
Beymen (https://www.beymen.com/)
 
Kıvanç:
Gömlek : Burberry
Şort ve Ayakkabı : Zara
Çekim Aksesuarları : Love Knot Events ( Zeynep Eyüboğlu) http://loveknotevents.com/ İnstagram : @mrseyuboglu
 
(Videonun 2 dakikalık orjinal hali çok yakında www.youtube.com/user/socialmomtv de ;))
 
  
 
Tüm iyi dilekleriniz ve sevginiz için çok teşekkür ederim, güç veriyorsunuz…
 
Sevgilerimle,
Socialmom
 
 


9 Yorum

  1. Arzu dedi ki:

    Gercekten cok guzel yazmis, ve cok guzel dusunmussunuz.. Zaten oyle buyuk abartili partiler vererek Sadece karsi tarafi mutlu etmis oluyoruz aslinda.. cocuklar böyle küçük yaşlarda yıpranıyorlar ve kalabalıktan yoruluyorlar bence.. En güzel doğumgünü en yakınınla beraber güzeldir, aynen sizin düzenlemiş olduğunuz gibi. Herşey çok ğüzel olmuş! Siz çok güzel ve özel bir annesiniz, çok ileri düşünceli harika bir insansınız. Zaten instagram’dan kutlanmıştım Kıvançın doğumgününü;) Hep çok mutlu olun, sevdiklerinizle birlikte sağlıklı mutlu yıllara.. Ps: kusura bakmayın eğer yanliş yazmıssam:) ben Hollanda’da doğmuş ve yaşayan biriyim ve şu anda gece çalışıyorum, gözlerimde çok uykulu inşallah iyi yazmışşımdır. Çok öpüyorum Kiviyi xxx

  2. tunakucukler dedi ki:

    Harika bir yazı olmuş kaleminiZe yureginize sağlık. Keyifle okudum. Hep birlikte sağlıkla huzurla uzun yıllar böyle kalın.. nice mutlu yıllara kıvanç

  3. Kubra dedi ki:

    Çağla Hanım merhaba,
    Kıvanç’ın doğumgününü ve sizin evlilik yıldönümüzü kutluyorum. Her zaman mutlu olun inş.
    Yazınızda ağır lohusa depresyonu yazmanız dikkatimi çekti. Sizin de bunu yaşamanıza şaşırdım aslında. Ama bir bakıma da yalnız değilim dedim kendime. Çünkü ben de uzun ve ağır bir lohusa depr.dönemi yaşadım. Şimdi sanacaksınız ki, bebeğim çok küçük ve geçmedi. Hayır kızım şu an tam 1 yaşında. Ben de daha iyiyim. Normal, eski, sosyal hayatıma döndükçe iyiyim..
    Çok uzattım kusura bakmayın. Bit şey sormak istemiştim size.
    Kızım artık istediği veya istemediği şeyleri çok güzel belli ediyor, genelde ağlayarak, kızarak… Huysuzluk alametleri görüyorum diyebilirim. Korkuyorum. Ben mi sebep oldum, çok güzel bi hamilelikten sonra doğum sonrası depresyon yaşayarak, huzursuzluğum etkiledi mi? Benim yüzümden mi böyle yapıyor?… Gibi sorular kafamda. Ona nasıl davranmam gerek? Çok hassas önemli Zamanlar bunlar … Bana tavsiye edebileceğini bir pedagog var mı acaba? Sırf bunu sormak için mi bu kadar yazdın diyebilirsiniz. Sanırım içimi döktüm 🙂 Ben de her anne gibi evladının mutlu, huzurlu olmasını isteyen bir anneyim, neler yapmam lazım, ne okuyayım?… Yol göstermenizi istiyorum sanırım.
    Daha yazmayacağım, sıkmayacağım siZi. Umarım ifade edebildim kendimi. Yazamadığım, anlatamadığım boşlukları anlarsınız bence:)
    Teşekkürler şimdiden.
    Tekrar tebrik ederim siZi ve güZel ailenizi. Allah nazarlardan korusun..
    Saygılar
    Kübra A.

  4. seda karaca dedi ki:

    bak bakk doyamadımmmm 🙂 herşey süper olmuşş çağla ablacım,harikasınız maşallahhh 🙂 darısı başımaa

  5. Cagla Taskiran Sahin dedi ki:

    Sevgili Cagla ben sizin sessiz takipcilerinizdenim ama bu defa yorum yapmak istedim cunku cok guzel bir yazi olmus hislerime de tercuman olmussun sanirim her anne bu duygulari yasiyor cok ozel ve kiymetli gercekten bunu yasamak..yurtdisinda yasamiyor olsaydim seminerlerinize de katilmayi cok isterdim taze bir anne olarak.. Ayrica fotograflara bayildim cok guzel bir dusunce, ilham kaynagim oldun mutlulugunuz daim olsun dunya tatlisi Kivi’yi opuyorum ve 2.yasini kutluyorum.

  6. Songül ARSLAN dedi ki:

    Kıvanç’ın doğumgünü kutlu olsun;
    Konseptiniz,kıyafetleriniz herşeyiyle çok güzel,kısa film çektirmeniz ve bloğunuzda paylaşmanız gerçekten farklılık olmuş ancak konsept doğumgünü düzenlemekle çocuğa maneviyatı,yoktan anlamayı öğretmek arasında nasıl bir bağlantı kurduğunuzu anlamadım,herkes kendi bütçesine göre kendi tarzına uygun bir parti ayarlayıp çocuğunun doğumgününü kutlayabilir,bir taç kondurmak,bir poster vs bastırmak sandığınız kadar pahalı değil.
    Sizin hazırladığınız parti inanın çok daha pahalıya mal olmuştur,bir de aile içinde kutlanmış bir doğumgünü bile olsa bloğunuzda paylaşarak epeyce insana göstermişsiniz zaten.
    İleride çocuklar birbirinden şık doğumgünlerini yarıştırırken Kıvanç da ‘Benim annem benim için film bile çektirmiş’ der artık
    Bence sizin partinizin diğer konsept partilerden mantalite açısından bir farkı yok,bunda eleştirilecek birşey de yok,dediğim gibi maksat sevdiklerimizle beraber olmak,çocuğumuz için birşeyler yapmak,ileride ona ne kadar özendiğimizi gösterebilecek fotograf vs. gibi hatıralar bırakmak…
    Sevgiler

  7. Yasemin Evren dedi ki:

    Merhaba Çağla Hn
    pastayı kime yaptırdınız? memnun kaldınız mı?
    teşekkürler

  8. ÖZGE HADİM dedi ki:

    herşey cok güzel muhtesem sade ve aynı zamanda şık MASALLAH SİZE:))bnmde bir oğlum var agustosta 2 olacak sizden tiyolar alıyrum her yıl…ya ben asıl size 2 cocuk arasında kac yaş olmalı bunu öğrenmk istiyrum kime sorsam farklı bişeyler her kafadan bir ses bide sizin yorumunuzu almak istiyorm..

Yorum bırak (*Yıldızlı alanların doldurulması zorunludur)

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.